Kimi adaylar görevlerine devam edebilmenin mutluluğunu, kimileri de görevin halk tarafından kendisinden alınmasının üzüntüsünü yaşıyor.
Sonuçta hayat öyle veya böyle devam ediyor.
Demokrasi sınavından başarı ile geçmektir mesele.
Kazananlar için hizmet zamanı başladı. Şimdi zaman, verilen sözleri yerine getirme zamanı..
İşte tam bu noktada bakın İlahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu belediye başkanlarına nasıl nasihatlerde bulunmuş.
Seçimleri kazanan belediye başkan adayları bu nasihatlerden nasiplenip yapılan önerileri dikkate alarak hayata geçirir mi bilemem.
Biz yazalım..
- Her işinizde Yüce Allah'tan korkun. O'nun sizi gözlediğini, her gizli ve açığınızı bildiğini unutmayın.
- Kazandığınız makam sizi cennete de, cehenneme de götürebilir. Ağır bir imtihandasınız. Deneniyorsunuz. O makamlara belki denenmek için getirildiniz. Sizi oraya getiren, sizi oradan aşağı indirebilir.
- Yakınlarınızı, ailenizi işlerinizden ve belediyenin imkânlarından uzak tutun.
- Arada bir etrafınızdaki dalkavuklardan sıyrılıp halkın içine girin. Lehinize aleyhinize konuşanları dinleyin. Size acı da olsa, hakkı söyleyecek danışmanlar, sırdaşlar edinin.
- İşi ehline verin. Adam kayırmayın. Kimsenin ekmeğiyle oynamayın. Devlet sizi denetlemeden siz kendinizi denetleyin. Kendinizi eleştirme konusunda kendinize hiç acımayın.
- Milletin oğlunu oğlunuz, annesini anneniz, babasını babanız, kızını kızınız bilin.
- Kapınızı kimseye kapatmayınız. İnsanlar kolayca size ulaşabilsin. İnsanlar her an Yüce Allah'a ulaşabiliyorlar. Ellerini açtıklarında Yüce Allah'a ulaşmış oluyorlar. Ama bir kısmınıza insanlar ulaşamıyor.
- Makamınızın ve görevinizin hakkını veremediğinizde, şerre ve harama vesile olduğuna inandığınız vakit gerekirse o makamı terk edin. Hatta halka dönerek, ben bana verdiğiniz emaneti size geri veriyorum deyiniz. Bazı halifeler bunu yapmışlardır. Halkın huzuruna çıkarak emanetinizi size geri veriyorum demişlerdir. Kendilerini azletmişlerdir.
- Mütevazı olun. Büyüklenme kötü bir huydur. Hakka yakın olmak istiyorsanız, halka yakın olun.
- Haksızca verdiğiniz her kuruş yetimin, engellinin, fakirin, düşkünün, mağdurun, cebinden çıkmıştır. Onlardan her birinden helallik almadıkça kendinizi kurtaramazsınız. Hepsinden de helallik alamayacağınız ortadadır.