BİKİNİLİ FETÖ'CÜLER


Nasıl mı?
Amerikancı bir kalem ve FETÖ operasyon gazetesi Taraf'ın yazarlarından Yasemin Çongar, ABD İstanbul Başkonsolosluğu'na TSK içinde Cemaat örgütlenmesi hakkında bilgi vermiş. Bu bilgi notunda “Gülenci askerlerin eşlerinin TSK'da gizlenmek için havuz kenarında mayo değil bikini giydiğini” söylemiş.
Vay ki vay..
Devleti ele geçirmek için kilot bile çıkarmaya niyetlenmiş bir güruhla karşı karşıyayız..
Çongar bunları detayıyıla istihparat etmiş ABD'ye?
Çongar’ın yaptıklarıyla ilgili bazı hayırlı memeleket evlatları vatandaş bilgilensin diye yazıp çizmiş ama biz okuma özürlü olduğumuz için duymamışız.
Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan ‘Mahrem’ kitabında bu kripto bilgileri açıkça yazmışlar.
Çongar'ın Fethullahçı subaylara ilişkin ‘çok özel’ anlatımlarının hikayesi belgelerde şöyle yer alıyor:
Tarih: 17 Eylül 2009.
ABD İstanbul Başkonsolosu Sharon A. Wiener “Değişen Türkiye’de İslam, AKP, Türban, Fethullah Gülen ve Diyanet” başlıklı bir kriptoyu Washington’a gönderdi.
Kriptoda Başkonsolos’un çarpıcı isimlerle (kriptodaki deyimiyle, kontaklarıyla / bağlantılarıyla) görüşmelerinin notları vardı. Belgeden, kontaklarla görüşmelerin farklı zamanlarda yapıldığı ve bu görüşmelerden toplanılan notların derlenip kriptoya çevrildiği anlaşılıyordu.
“(...) Çongar ordu kumandanlığının, Gülen hareketinin silahlı kuvvetlerin daha üst kademelerine sızmasından giderek rahatsız olduğunu ve Gülenciler’i bu kademelerden temizlemeye her daim istekli olduğunu söyledi. (...)”
Yasemin Çongar’a göre, orduda Gülenciler’i tespit etmenin yollarından biri asker eşlerini havuz partisine davet etmek! Öyle ki, kocalarıyla işbirliği yapan Kemalist askerlerin eşleri, bu havuz partilerine katılarak mayo giymeyi reddeden kadınları eşlerine aktarıyorlarmış. Böylece eşleri havuzda mayo giymeyen askerler tasfiye oluyormuş!
Ancak yine Çongar’ın aktardığına göre, Gülenciler bu durumdan takiye yaparak kurtuluyormuş. Zira Gülenci asker eşleri, havuza bikiniyle gelerek “muhafazakâr Kemalist asker eşleri”nin dahi önüne geçiyormuş.
“(...) Çongar aynı zamanda, laik olmayan subayları tespit etmeye çalışan açıkgöz müfettişleri kandırmak için evlerini ve çöplerini içki şişeleriyle dolduran dindar subayların hikâyelerini anlattı. (...)”
Evet bu bilgiler ışığında Yasemin Çongar'a sormak gerekmez mi sen bu bilgileri kimden aldın, niçin Amerika'ya sattın diye..
Devletsek sormalıyız..
Hem de şimdiye kadar vurdumduymaz kel ayvaz tavırlarımızın acısını da çıkararak.