BİR ADAM!..


Bildiklerimi dile getiririm!..
Hep eleştiriye oynamayacağız ya!.
Biraz da hakkın teslimini yapalım ara sıra!..
Çünkü görülüyor ki o insanların değil, o insanların adına bu şehrin ihtiyacı var!..
Kimden mi bahsediyoruz.,.
O!..
Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin..
Bu şehir için aykırı kimliği ile büyük bir şanstır..
“İş olsun diye değil sorunlar çözülsün, gündeme gelsin” diye konuşandır..
Onun için “Ne olur burada konuşma” telkinleri de alandır ne yazık ki!..
Bir sivil toplum örgütü lideri olarak susan değil konuşan, şehrin sorunlarına hakim olan, şakşakçılığı değil gerçekçiliği ortaya koyması ile   belki bu şehrin tavanında değil ama tabanında hakkı teslim edilen yürekli bir adam olmak kolay değildir..
Öyle bir adam ki;
Doğup büyüdüğü toprakların her mahallesini adım adım arşınlamasını bilen, sokaklarında yetişen, vatandaşa asla tepeden bakmayan bu şehrin halis muhlis çocuğu.. 
Devletine, milletine, bayrağına, diline sadakat duygusunda bugüne kadar en küçük erozyon yaşamayan “Bu duygular üzerine siyaset tanımam” diyebilen..                                                                                                                                          
Bulunduğu mevkideki görevini, temsil ettiği kitleyi ister Türkiye'de ister yurt dışında her alanda en iyi şekilde temsil etmesini bilen ve ses getiren..
Bölge ihracatçısının Rusya ile ilişkilerinin kopmaması için gecesini gündüzüne katan..
Şehrinin sorunlarının kavgasını yapabilen, ihracatçının hakkını ve hukukunu nerede olursa olsun korumada asla geri durmayan..                                                
Karşısındaki kim olursa olsun saygı çerçevesinde doğru bildiğini söylemekten asla çekinmeyen, sözde değil özde sorunları gündeme taşıyan..
“Bu benim görevim değil” demeden yaşadığı şehrinin sorunlarına  her yönü ile hakim olmaya çalışan..
Gördüğü yanlışları, eksikleri her koşulda dile getirmesini bilen..
Kendi adına kişisel hiç bir hesap yaptığı görülmeyen, kişisel bir beklentisi olmayan..
Bugüne kadar arkasından en küçük olumsuz laf dedirtmeyen, arkasında en küçük kamburu olmayan, şakşakçılığı bilmeyen ama Sezar’ın hakkını Sezar’a teslim etmesini bilen..                                                                 
“Beni doğru bildiğimi söylemekten asla kimse geri durduramaz” diyebilen..
Yürekli ama yalnız bir adam  o..
O adam şehrinin sorunlarına karşı çok konuştuğu için geçtiğimiz günlerde bir bakanın partisi tarafından onuruna verilen iftar yemeğine davet edilmeyen adam..
Klasik Türkiye manzarası..
Mazerete göre onun dışında kimse  ‘ATLANMAMIŞ(!)’
O da ‘Eyvallah’ demiş.. 
‘Doğru adama bu şehirde yer yok’u çok iyi bildiği için ‘Sürpriz değil’ demesini de bilmiş..
Bu şehirde çok konuşan, şehrin sorunlarını gündeme getiren, başarılı insanlara yer yok!..
Otursun  koltuğunda  'Yaşaaaa' diye alkışlasın..
İşte o adam
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan..
Kişisel bir hesabı hiç yok..
Ama fazla oldu!
Yeter artık  Sayın Gürdoğan çekil köşene.
Sana ne;
Çamburnu ne olmuş, kime verilmiş..
Sana ne;
Trabzon yatırım noktasında sahipsiz kalmış..
Sana ne;
İhracatçının sorunları çözülmez olmuş..
Nedir takılı kaldın..
“Ne yapayım ben gerekeni söyledim” de çekil koltuğuna..
Yaparlarsa yaparlar, yapmazlarsa yapmazlar..
Yaşayın de olsun bitsin!...
Otur oturduğun yerde Ahmet Başkan rahatsızlık verme!..
Korkma 'Bir şey yapmadın'  diye bu şehirde seni kimse koltuğundan etmez!
Alanlar razı vereler razı..