BİR CAMİ - BİR DERNEK - BİR YOL - ÜÇ TELEFON!



***
Bir dernek; Trabzon'un göbeğinde.. Gerçekten insani derinlikleriyle Trabzon'a cismanilik katan insanlar. Adı Trabzon Bayburtlular Derneği.. Dernek Başkanı Sayın Yaşar Erdoğan aradı. "Hocam bir ikramımız var size, uğrayabilir misiniz" dedi. Zamanım çok kısıtlı olmasına rağmen Yaşar ağabeyi kıramadım, bir soluk uğradım derneğe. Bana Bayburt çorbası ikram ettiler. Bu çorba soğuk bir çorba. İçinde kuşburnundan tutun da kara eriğe kadar beş on çeşit yemiş var. İhtişamlı bir tadı var. Sıcak insanların insanı ferahlatan bir ikramı. Burada siyasi iklimle ilgili ilginç ve derinliği olan fikirler edindim. Türkiye’nin menfaati neredeyse ona dönük bir kıblelenmeyle oylarını kullanacaklarını belirtmeleri beni ziyadesiyle memnun etti. Anladım ki insanlar zihni açıdan ayakta ve teyakkuzda. Böyle bir ülke dara girmez arkadaşlar. Sizler de müsterih olun..

***
Bir yol  ki; Trabzon için ekmek ve sudan daha önemli. Sahilde sıkışan trafiğe kısa vadede nefes aldıracak yolun adı Kanuni Bulvarı. Bu yolun Söğütlü ayağında şu an kepenkler kapatıldı. Çalışmalar durduğu gibi istimlak çalışmaları da rafa kaldırılmış durumda. Seçim arifesinde bu durgunluk yasanmışsa seçimden sonrası için zaten umutlar Tilki Ahmet'in evinde istirahate çekilmiş demektir. Geçen Söğütlü eski muhtarı Yaşar Ertem ağabeyimle karşılaştım. Yukarıdaki durumları aktardı bana. Sahilde özellikle oluşan 2-3 km'lik kuyrukların yetkililerce nasıl görülmediğini ve rafa kaldırılan bu yol gerçeği konusunda yetkili ağızların bir açıklama dahi yapmadıklarından yakındı. Hatta bunlar havaya çok alıştı  yerde gezmedikleri için belkide bu aksaklıkları farkedemiyorlar diye de espri yaptı.

***
Üç telefon geldi değişik yerlerden.. Biri İzmit'ten Hakan Koç'a aitti. İnternet üzerinden ‘Şike Tiyatrosu Sürüyor’ yazımı okuyup 'gerçeklerin bam teline dokundun, ağzına sağlık' demesiydi. Rize'den Serdar Hanedar aradı o da benzer duygularını iletti. Bir de sevgili arkadaşım Ali Yolcuoğlu aradı Trabzon'dan. Yazımı satır satır analiz ettiğini, böyle bir yazıyla hakikatin sarih bir dille aktarılmasından duyduğu memnuniyeti iletmesi beni de ziyadesiyle gururlandırdı. Bu üç telefon erbabına teşekkür ediyor, onlara kalem tutarken hissettiğim değişmez ilkemi tekrar hatırlatmak istyorum. Ben eleştirirken ne kadar namuslu olursam överken de o kadar namuslu olmayı ilke olarak bellemiş bir kişiyim. Ben izmlerin değil bizimlerin adamıyım. Bizim güzel neyimiz varsa onu yüceltmek ve korumak adına kalemimi ivmelendiririm. Bunu çoğu bilir de herkes bilsin istiyorum.