BİR OY..!


Her şey ‘bir oy’ için..
Her seçim döneminde vatandaşla siyasetçinin buluştuğu tek nokta..
Vatandaşın siyasetçi karşısında en güçlü olduğu an işte o andır!
Siyasetçinin vatandaş karşısında teslim olduğu tek andır!
Şu bir gerçek ki ‘oy’ kullanmanın önemi, ülkemizde iyi anlatılması ve insanlarımızın bilinçlendirilmesi gereken en önemli konulardan biridir.
Çünkü oy kullanmak, halkın iradesinin en önemli kısmıdır.
Oy önünüze sunulan tercihler arasında seçim yapmak, kendi düşüncenize en uygun olanı, size en doğru geleni, ülkenize ve insanlığa en güzel hizmeti vereceğine inandığınız insanı diğerlerinden ayırmaktır.
Kendi değerlerinize en uygun olanı desteklemek ve bu düşünceler nezdinde yapılan ve yapılacak olan tüm eylemlere destek vereceğinizi onaylamaktır.
Oy kullanmak hem ülkenin, hem şehrinin hem de çocuklarının geleceğini emanet etmek demektir..
Vatana, millete, toprağa ve bu topraklar üzerinde yaşayan her bir canlıya olan sorumluluktur. Bir görev değil, ‘hak’tır oy vermek..
Oy kullanmak, demokrasinin hala işleyen tek unsurudur.
Bir dayatma değildir oy vermek.
Ve milli bir görevdir de..
Mevcut şartlarda emaneti (milletin maddi ve manevi değerlerini) güvenilir ellere teslim etmek demektir oy kullanmak.
Dedik ya..
Bireylerin siyaset yapabildiği, siyasetçi karşısında en güçlü olduğu tek arenadır aslında..
Hesap sormaktır..
Takdir etmektir..
Yani bir öğretmen misali öğrenciye verilen not gibidir!
Her nerede yaşıyorsanız yaşayın o ülkede, o kentte, o köyde hatta dağın başında. Orada mutlaka bir topluluk vardır ve o toplulukların sıkıntıları, ihtiyaçları, gereklilikleri mevcuttur. Verilen sözler vardır. O sözlerin yapılıp yapılmadığının tartıya çıktığı andır..
Seçtiğiniz ve görev verdiğiniz insanı denersiniz eğer memnunsanız devam etmesini sağlarsınız. Kendisine verilen görevi layığı ile yerine getirmeyeni de geri çeker, bu işi daha iyi yapabilecek olana yetki verirsiniz.
Memnunsanız vicdanınız rahat bir şekilde ‘devam’ dersiniz..
‘Ben siyaset bilmiyorum, siyasetten anlamıyorum’ gibi bahanelerin arkasına sığınarak ‘Bana ne ya.. attım gitti’ diyerek bilinçsiz oy vermek, iyisiyle kötüsüyle başına gelebilecek her şeyi kabul etmek demektir.
Allah insanlara doğru ile yanlışı tespit etmek için akıl, irfan vermiş!
Bir oy, geleceğini emin ellere teslim etmek, karanlığa gömmek istemeyen herkesin kullanmak zorunda olduğu bir eylemdir.
O nedenle 'Oy vermek' bir zeka becerisidir de!..
Asla güdülmek değildir..
Ve bir büyük imtihandır!..
Eğer demokratik olduğunu iddia eden bir ülkede yaşıyorsanız ve yönetimle ilgili sıkıntılarınız varsa, karşı çıkmanın, itiraz etmenin veya memnunsanız tastik etmenin tek merciidir sandıklar.
Oy kullanmamayı bir karşı çıkış, bir eylem olarak görüyorsanız, sandıktan çıkacak sonuca da ortaksınız demektir. Çünkü sizlere itiraz hakkınızdan dolayı sandık yolu açılmıştır.
Şu bir gerçektir ki:
Eğer bir kişiye, bir partiye oy veriyorsanız, o insanın, o partinin yaptığı her şeyin altına imzanızı atıyorsunuz demektir. Oy verdiğiniz insana kefil oluyor ve geleceğinizi teslim ediyorsunuz demektir.
Oy demek ‘namus’ demektir.
Benim adıma her türlü kararı verebilirsin..
Geleceğimi, umutlarımı, evlatlarımı, toprağımı, malımı mülkümü sana emanet ediyorum.. Senin yaptığın her şeyin altına imzamı atıyorum..
Ben verdiğim bu bir tanecik oyla sana teslim oluyorum...
İstediğin gibi kullanabilirsin..
Demektir..
O nedenle..
İnsanın iyiyle kötü arasındaki farkı görmesi için sadece gözünü, kulağını iyi açması yeterlidir.
Kişi, "Bir oydan ne olacak canım! Hiç vermesem ne olur, yanlış yapsam ne olur?" diye düşünerek, oyunu asla hafife almamalıdır.
Unutulmamalıdır ki; “Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu bir ülkeyi kurtarır.” (1)
Kyn. (1) Demokrasi/Eylül Tanbağ