Bir Postacı, Bir Mektupla
Geçmişe Yolculuk
“Bak postacı geliyor selam veriyor / Herkes ona bakıyor merak ediyor.
Çok teşekkür ederim postacı sana / Pek sevinçli haberler getirdin bana.”
Biz ve öncesindeki kuşağın mensuplarının adeta ezbere bildiği bir şarkı ve ona konu olan postacılar hayatımızın en güzel parçalarından biriydi.
İlkokul yıllarında, mahalle aralarında sıkça söylenir, dilden dile dolaşırdı. Sadece yürüyerek değil, kimi zaman bisiklet, hatta motosikletle mahalleye gelen üniforması, boynundan sarkan çantası ve ellerindeki mektuplarıyla her sokağı adımlayan postacılar, mahallenin bırakın evlerinin yerini bilmeyi, o evlerde yaşayanları bile tek tek tanırlardı.
Cadde ve sokakları arşınlarken bile merak edilen her konuda, sadece adres sorulan değil, adeta danışman da olurlardı. Çocukluğumuzun unutulmaz karakterleri olanlar filmleri ile bile hala ekranlardan evlerimizin vazgeçilmez konukları olmaya devam ediyorlar.
İyi haber bekleyenlerin gözü camlarda olur, kötü haberden endişe edenler ise postacıyı görmek istemezdi.
Gösterimde olan “Bak Postacı Geliyor” filmi, işte tam da bu duygularla bizi çocukluğumuza geri götürüyor.
Yaptığı filmlerle Türk insanının kalbine dokunmayı başaran Muğlalı yönetmen Yüksel Aksu, bu kez anne ve babasının gerçek hikâyesini beyaz perdeye taşıyor. Yine samimi, yine içten ve yine kalplere dokunan bir işe imza atmış. Tatlı Ege şivesiyle birlikte Muğla’nın doğal güzellikleri seyirciye muhteşem görüntülerle aktarılıyor.
1960’lı yıllarda geçen film, eski Türk filmleri tadında ve izleyenin ruhuna kadar işliyor. Filmin başkarakteri Osman Aksu’yu canlandıran, “Uzak Şehir” dizisindeki Cihan Albora karakteriyle tanıdığımız Ozan Akbaba, komedide de ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Deniz Barut, her zaman favorilerimden her rolün adamı Fikret Kuşkan ve bu filmde oyunculuğu ile esprileriyle bir adım öne çıkan Müfit Kayacan’ı da özellikle anmak gerekir.
Film müzikleri, sahnelerin ruhunu tamamlayan en önemli unsurlardan biridir. Bu filmde de fonda akan müzikler büyük ilgi çekiyor. Özellikle bir sahnede, Türk Halk Müziği’nin unutulmaz ismi Özay Gönlüm’ün seslendirdiği “Hıkkıdık duttu beni” türküsünün kullanılması filme bambaşka bir renk katmış. Son derece yerinde ve etkileyici bir tercih.
Gösterim sonrası yönetmen Yüksel Aksu, Trabzonlu sinemaseverlerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ayrıca ilk kez bir sinema salonunda bu film için hem ses hem de görüntü kalitesinin bu denli yüksek olduğunu vurgulayarak sinema ekibini tebrik etti.
Gecenin finalini ise şu sözlerle yaptı:
“Eğer bu film Trabzon’da rekor yaparsa, söz buraya gelip Trabzon’da film çekeceğim.”
O zaman bizde sinemasever olarak gerekeni yapar Yüksel Aksu’ya Trabzon’da film çektiririz öyle değil mi?
Ömer ALTUNTAŞ YAZDI