Bir şehir düşünün..
Taşı da,toprağı da,ekmeği de,suyu da o..
Bir şehir düşünün..
Üzerinde yaşayan insanları güldüründe,ağlatanda o..
Bir şehir düşünün..
Kaybettiği zaman insanları sinir hastası ettiren o..
Bir şehir düşünün..
Kazandığı zaman insanlara bütün dertlerini de unutturan o..
Bir şehir düşünün..
Kaybettiği zaman esnaflarına sabah kepenklerini açtırmamaya zorlayan sevdada o..
Bir şehir düşünün..
İnsanlarının üzerinde en çok konuştuğu,en çok tartıştığı konunun adı da o.. .
Bir şehir düşünün..
Fabrikası olmayan şehrinin tek bacasız fabrikası da o..
Bir şehir düşünün..
İnsanlarının sevgisinden paylaşamadığı ,kavga ettiği tek sevgili o..
Bir şehir düşünün..
Sağcısının,solcusunun hangi siyasi görüşten olursa olsun insanların üzerinde buluştuğu ,kaynaştığı tek duygu o...
Bir şehir düşünün..
365 gününün 365’ günü sabah onunla başlar aksam onunla biter!..
Bir şehir düşünün..
İnsanları sadece yurdunda değil dünyanın neresine giderseler gitsinler ’Bize her yer o’ diye bağırtan o büyük tutkununda adı o..
Bir şehir düşünün,
İnsanlarını ayakta tutan,yaşama bağlayan en büyük olguda o!..
Bir şehir düşünün..
İnsanları nereye giderse gitsinler ceplerindeki en güvenilir kredi kartının adı da o..
Bir şehir düşünün..
Üzerinde yaşayan insanlarının,o gönül verenlerin fazla sevgiden birbirlerine kırdıkları,birbirlerine zarar verdikleri de o !..
Bir şehir düşünün,
Onun peşinden koşarken hayata gözleri yuman taraftarlarına da sahip o!..
Bir şehir düşünün..
Üzerindeki ulusal ve yerel medyanın böylesine gelişmiş olmasına neden olanda o!
Bir şehir düşünün..
Şehrinde bulunan gazetelerin satış rakamlarını belirleyende o!..
Bir şehir düşünün..
Nüfus cüzdanında doğum yeri yerine onun ismi yazanlarında üst kimliği gibidir..
Tek kelime ile;
İnsanları adeta hayata bağlayan o…
Onun üzerinde yaşamak,ona gönül vermek hep ayrıcalık olmuş!..
Onunla ağlayan,onunla gülen,onunla yaşamına yon veren o büyük renklerine gönül verenlere ‘Bize her yer Trabzon’ sloganları attıran dünyada eşi benzeri olmayan büyük bir tutkununda adı o.. ..
Böyle bir şehrin böyle bir şehrin insanlarının ve bu şehirde doğup büyümeyen ama gönüllerine bordo-mavi sevgisini kazıyan insanlarının çok şey bekledikleri onunla ağlayıp onunla gülmelerine neden olan tek sevgilinin de o olması çok doğal değil mi?
Böyle bir sevgili tartışılabilir mi?
Ona kem gözle bakılabilir mi?
Ona ihanet edilebilir mi?
O yalnız bırakılabilir mi?
Onun büyüklüğü ,onun Türk futbolundaki yeri tartışmaya açılabilir mi?
Asla..
Çünkü bunun anlamı sadece onu sevenler için değil o büyük futbol tutkusuna kapılanlar için bir büyük ihanetten başka bir şey olabilir mi?.
Çünkü o bir semboldür..
Çünkü o bir haykırıştır..
Çünkü o bir futbol devrimcisidir..
Çünkü o Türk futbolunda ilklerin takımıdır..
Çünkü o hep birilerini imrendirmiştir..
O Trabzonspor’dur..
O bir efsanedir
Efsaneler ölmez!......
O büyük aşk kazansa da kaybetse de,berabere kalsa da o bizimdir.
Aşka ihanet olur mu?
O büyük aşkımıza, o hayatımızda olmazsa olmaz olan o büyük tutkuya karşı yöneticisinden,taraftarına,futbolcusundan,malzemecesine kadar herkesin ama herkesin sorumlulukları vardır.
Hiç ama hiç unutmayalım..
O varsa Trabzon şehri vardır!..
Fazla lafa gerekte yoktur!..
Alalım bir elimize bordo-mavi bayrağımızı diğer elimize kırmızı karanfilinizi koşalım mabedimiz Avni Aker’ e.
- - - -