BIRAKIN BU İŞLERİ ARTIK!..



Önce şu mayıs ayında yapılan kongre öncesi Şener yönetimi dönemini iyi hatırlamak gerekir. Nasıl bir Trabzonspor bıraktıklarını iyi irdelemek gerekir diye düşünüyorum!.

O günlerin analizini iyi yapmadan bugünleri konuşmak hiç bir anlam taşımaz..

Trabzonspor'da işbaşına gelen Hacıosmanoğlu yönetimi nasıl bir  kulüp devraldı sorusu hala kafalarda soru işaretleri ile dolu. Bu konuda Trabzonspor Başkanı Hacıosmanoğlu'nu bugün sağda solda konuşmaya başlayanlara, bugüne kadar Trabzonspor kongrelerini istedikleri gibi yönlendirenlere, bir başka deyiş ile Trabzonspor’da toplum mühendisliği  yapmayı kendilerine marifet sayanlara  'Bu mali genel kurulda yönetimi ibra etmeyelim' edebiyatı yapmaya başlayanlara nasıl bir Trabzonspor devraldığını mali genel kurulda A' dan Z'ye anlatmalı..

Anlatırken de  'Dert ağlamıyoruz..Ama bilin sevgili Trabzonspor lular' demeli..

Anlatmalı ki artık bazı gerçekler ortaya çıksın..

Öyle konuşmakla bu işler olmuyor..

Her zaman yazdım. Trabzonspor'un parçalanma ve kırılma noktası  2000 yılı olmuştur.

Trabzonspor Onursal Başkanı Mehmet Ali Yılmaz gibi bu kulübe maddi ve manevi  ömrünü veren  büyük bir değeri  2000 kongresi öncesi 'Kulüp borç batağına gidiyor' gibi  yalanlar içinde her türlü ayak oyunu yapıp küstüren, yanında maaşlı teknik adam olarak çalışan insanı başkan seçtirip  ardından  'Trabzonspor kimsenin cebine sığmaz, ihtilal yaptık' naraları attıranlar bu camiada bölünmenin nifak tohumunu atmış,  çöküşe giden  eseri ortaya koymuşlardır!

Sonra da  kulübü 'Yapamıyoruz' diye bırakıp gittiler!

Devran döndü..

Nuri Albayrak başkan seçildi. İyi niyeti ile geldi, güzel işler yapmaya çalıştı. Bırakılan borç tablosunu eritmek için uğraş verdi; nitekim indirdi de ne oldu? Onun da önüne çıktılar, 'Bırak git' demek için mali  genel kurulda  25 milyonluk borç yüzünden kendisini ibra etmeyerek Trabzonspor'un itibarını Türkiye'de rezil edip, kulüp tarihine kara bir leke sürdüler!..

Peki sonra ne oldu?

Sadri  Şener işbaşına getirildi!

Giderken ne oldu?

Trabzonspor tarihinin en büyük borç yükü ile karşılaştı. 200 trilyonun üzerinde bir borç. Kulübün 2-3 yıllık bütün gelirleri bankalara ipotek edilmiş, ortada gelir denen bir şey kalmamış, inanılmaz paralar ödenmiş, inanılmaz sözleşmeler yapılmış, tam anlamı ile  atsan atamazsın, tutsan tutamazsın türünde yabancı  futbolcu çöplüğüne döndürülmüş bir kulüp gerçeği.

Ve Albayrak döneminde borsada 1 lotu 14 TL olan rakam  4 TL'ye kadar düşmüş!,

Borsada nerede ise  eldeki kağıt yüzde 150 değer kaybetmiş!..

Yani borç yükü 300 trilyon!..

Açıkçası iflas!..

Sonuç ne oldu?

Bu kulübe hiç bir geliri olmadığı dönemde cebinden inanılmaz paralar akıtan, tesisleri yapan, yönetiminden iş adamları yaratan; Ünal, Pfaff, Olsen, Dobi Hasan, Osman  Denizci gibi oyuncuları bizzat kendi cebinden transfer ettiği tescilli olan Onursal Başkan Yılmaz'ı bilinçli olarak  tezgahlarla soğutup küstürenler..

Nuri Albayrak gibi  Trabzonspor'a bir şeyler vermeye gelen, önündeki borç yükünü azaltmak için uğraş veren, Akyazı Projesi’ni ortaya atan bir insanı, hiç bir günahı yokken mali genel kurulda  ibra etmeyerek lekelemeye çalışanlar..

Sadri  Şener kulübü 200 trilyonluk borç yükü ile bırakıp giderken, kulüp borsada yere çakılırken, alkışlayarak o yönetimi ibra ederek  göndermesini iyi bildiler!..

 Şimdi ise o yapı  yeniden devreye girmeye başladı!

'İbrahim Hacıosmanoğlu parayı nereden bulacak. Bu takımla  iş olmaz, ilk 10'a girse başarılı olur, bunlar iki üç ay dayanamaz giderler' diyenler  baltayı taşa vurduklarını anlayınca, kapalı kapılar ardında tezgah  kurmaya yöneldiler..

Başkan Hacıosmanoğlu'nun eksikleri, yanlışları olabilir. Ama iyi niyetinden, kulübü hem sahada hem masada başarılı yapmak için uğraş verdiğinden, bırakın kulübü borçlandırarak yönetmeyi, kulübün borçlarını azaltmaya başlamasından, 25-30 trilyon  karşılıksız maddi  kaynak sağladığı görülürken, en zor şartlar altında kurulan kadro ile sahada  takımı  bugüne kadar görülmemiş bir şekilde Avrupa Kupaları’nda tarih yazarken  ligde de en az Galatasaray kadar puanı  bulunurken 'Baktılar işler yoluna giriyor' yeniden devreye girdi o mühendisler!

Hatta Trabzonspor'a, yönetime destek olanları, kulübe kaynak yaratanları bile suçlama gibi ihanet odaklarını ortaya çıkardılar!

Acı ama gerçek bu!

Ne diyorlar şimdi kapalı kapılar ardında;

'Mali genel kurulda Hacıosman-oğlu'nu  ibra etmeyelim..'

Hadi yapın!

Umutsuz vaka gibi baktığınız kulüp yönetiliyor, borçlandırılmıyor, aksine yükü  azaltılıyor, Avrupa'da  aldığı sonuçlarla Türkiye'nin gururu oluyor, ligde de yarışta var olmak için uğraşıyor ya, yıkın alın!..

Tam zamanı!

Buyurun yapın!..

Unutmayın!..

Trabzonspor tarihi Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz'a yaptığınız haksızlığı, vefasızlığı, kulübü 2000 yılında nasıl parçaladığınızı, nifak tohumlarını nasıl ektiğinizi  her zaman yazacak.       
               
Eski başkan Albayrak'ı da hangi planlarla nasıl  ibra etmediğinizi, kara leke olarak yazmaya devam edecek..
Ama şunu unutun..

Trabzon'da ve Trabzonspor'da artık  toplum mühendisliği yapma dönemi bitmiştir!

Yükü sırtlayana destek olun!..