BİTMEYEN KİN!

Geçen hafta şehrimizi ve de insanımızı yakından ilgilendiren ilginç bir diyalog yaşandı ilimizde.

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Kurucu Başkanı ve Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan ile Karadeniz Fındık Mamülleri İhracatçılar Birliği Başkanı Edip Sevinç arasında yaşanan bu diyalog; bazı insanların cemaat ve tarikat kültüründen beslenenler gibi kendi milletine ve milli değerlerine hala nasıl yabancı kaldığını ortaya koymuştur.

Anladığımız kadarı ile Sayın Ahmet Hamdi Gürdoğan Türkiye’de üretilen fındığın %40’ının Trabzon’dan ihraç edildiğini, bu iş ile ilgilenen 250 aktif firmanın Trabzon’da bulunduğunu beyan ederek, Trabzon’un fındığın merkezi olarak ilan edilmesini isteyerek, bu durumun şehrimize önemli derecede katkılarının olacağını beyan etmiştir.

Bunun üzerine Sayın Edip Sevinç, durumdan vazife çıkarırcasına, “Yani şimdi, Giresun, Ordu, Trabzon, İstanbul, bunların hepsi Türkiye Cumhuriyeti’nin şehri değil mi? Giresun ile Trabzon arasında kavga mı çıkaracağız? Konu mikro milliyetçilik değil mi” diyerek rahatsızlığını ortaya koymuş!

Şimdi ben bir vatandaş olarak merak ediyorum, merkezi Trabzon’da bulunan önemli bir kuruluşumuzun sorumlusu “fındığın merkezi Trabzon olsun” diyor. Bu ifade de, hiç bir ön yargı, siyasi tema ve şahsi kazanım yokken, Sayın Edip Sevinç, ekmeğini bu şehirde kazanan bir insanı, “mikro milliyetçilik” yapıyorsun diye neden suçlama ihtiyacı duyuyor. Başka şehirlerimizin hiç birinde, fındık ihracatı %40 oranına yaklaşamamışken, %40’ın bile üzerinde fındık ihracatı yapan Trabzon’a fındığın merkezi olması neden çok görülüyor. Üstelik Türk milletinin varlık sebebi olan Türk milliyetçiliği kavramı, mikro, makro ayrımlara tabi tutularak neden suçlanıyor?

Bu cemaat-tarikat kültürünün temsilcilerinin kendi milletlerine yabancı ve uzak kalmalarının, her vesile ile Türk milliyetçiliğine saldırmalarının mutlaka derin bir sebebi vardır.

Trabzon’da yaşayıp, Trabzon için çalışanları suçlamak hangi aklın ürünüdür?

O zaman en büyük mikro milliyetçi Trabzon Belediye Başkanıdır.

Öyle ya, başkan sadece Trabzon’a hizmet ediyor!

Edip beye sorarsanız, başkanın yaptığı mikro milliyetçilik değildir der.

Trabzon’da, sırça köşklerde oturacaksınız, üst düzey görevlerde bulunacaksınız, yetmedi kazancınızı bu şehirde elde edeceksiniz ancak, haklı olarak Trabzon’u öne çıkarmak isteyen insanlara çamur atacaksınız!

Tabii ki bunu hiç bir Trabzonlu kabul etmez. Elbette, önce can sonra canan, önce Trabzon’un çıkarları, insanlarının mutluluğu, sonra Türkiye.

Bundan neden rahatsız olup; öteye beriye çamur atıyorsunuz Sayın Edip Sevinç.

Daha da önemlisi; eğer doğruysa Giresun’daki Karadeniz İhracatçılar Birliği başkanlarını, Trabzon’daki fındıkçıları, Ferroro gibi firmaların Giresun’dan ihracatını yaptırıp paralarının ve de ihracat rakamlarının da Giresun’a gitmesini sağlayacaksın!

Üstelik buna, Trabzonlu firmalarla yapacaksın!

Oysa; kanuna göre kanuni merkezi nerdeyse firma oradan ihracat yapar! Bu firmaların kanuni merkezi Trabzon olduğuna göre acaba Sayın Edip Sevinç, çevirdiği bu manevraların Trabzon halkı farkına varır diye mi telaşlanarak hemen milliyetçiliğe saldırmaya başlamıştır!

Giresun’da oturacağı koltuk için, Trabzon’u kullanmasına sesiz kalınmadığı için mi, yavuz hırsız misali, ev sahibini bastırıyor! Takke düştü, kel göründü Sayın Sevinç!

Bu toplum, bu şehre ihanet edenleri hiç bir zaman ödüllendirmemiştir, bilesiniz!

Bir Türk milliyetçisi olarak bu ifadenizi ve de tutum ve yaklaşımlarınızı doğru bulmuyorum ve de size yakıştıramıyorum.

Trabzon’a ve de milliyetçilik fikrine karşı nedir bu bitmeyen kininiz!