'BİZİM MUSTAFA'


***
Akçay’ın kişiliğine, adamlığına, hocalığına ve Trabzonsporluluğuna kimsenin laf söylemeye hakkı yoktur.
Biz öyle teknik adamlar ve öyle Trabzonsporlular tanıyoruz ki hem hocalıkta hem de Trabzonsporlulukta Akçay’ın yanından geçemezler.
***
Anarşist ruhlu adamın Trabzonspor’un başında olmasını Trabzon’da bazı kesimler-isimler içine sindirememiştir. Biz bunun adına “değerleri yok etme alışkanlığı” diyelim, siz “ kıskançlık-çekemezlik ” deyin gitsin... E ne de olsa o “Bizim Mustafa”dır “ Ne bilir”
“ Ne bilir” diyenleri emin olun aynı Mustafa cebinden çıkartır.
***
Eksiği, her şeyi okuyan “Hırt” adam, dalkavukluk-yalakalık-şarlatanlık, dalavere-dubara-üçkâğıtçılık konulu kitaplara zaman ayırıp okumamasıdır, kafa yormamasıdır.
Tüm bunlar bir yana, enkazı temizlemek ona düşmüştür. Borç batağına saplanmış bir Trabzonspor’da, iş bilmeyen-parası olmayan yönetimle ve hurda yığını futbolcular topluluğuyla eli-kolu bağlı çalışacak olan odur.
***
Neyin ne olduğunu kısa sürece anlamıştır Mustafa Akçay fakat “Bizim Mustafa” ve sapına kadar Trabzonsporlu olduğu için gıkı çıkmaz. Aksi halde; Trabzonsporluların önüne atılacak, kendine çok güvenen yönetimi “yarı yolda bıraktı” denilecek, günah keçisi ilan edilecekti.
Bir teknik adam düşünün sol beki ve golcüsü yok...
Bir teknik adam düşünün; koca ilk yarıyı kondisyonersiz bitiriyor...
Bir teknik adam düşünün; kaleci antrenörü “ben sana hesap vermem” diyebiliyor...
Bir teknik adam düşünün; bir hafta evvel ölmüş anacığına tribünlerden küfür ediliyor...
Bir teknik adam düşünün; eşi ve çocuklarını maça getirmiyor, televizyondan da izlettirmiyor.
Niye mi?
Ona ve Trabzonspor’a küfür eden kahpeleri görüp, eşi ve çocukları Trabzonspor’a soğumasın diye yapıyor tüm bunları.
***
Özgüveni, kendi tabiriyle “ hırt”lığı -inatçılığı gitmiş, akıl tutulmasına kapılmış, kısaca psikolojisi yerle bir olmuştur “Bizim Mustafa”nın. Onu bu ruh haline sürükleyen bizler olduk maalesef...
Sokaktaki futbolseverin gördüklerini, o görmüyor mu, bilmiyor mu sanıyorsunuz? Farkı; görenlerin birçok şeyi bilmemesi...
Ne kadar enteresan, gelinen noktada “ Bizim Mustafa”yı yerden yere vuranlar “ Filozof mu?” deyip alay edenler, kongrede çıkarı uğruna hareket edip bu yönetime oy verenlerdir.
***
Her teknik adamın olmazsa olmazıdır Almanların “ taktik dehası” Udo Lattek’in söyledikleri:
“ Eğer bir antrenör, oynatmak istediği taktik veya sistemin gerektirdiği fizik, teknik, zihinsel-ruhsal kaliteye sahip oyuncuları sahaya sürmemişse ne başarıya ne de başarıda devamlılığı yaratabilir. Antrenör, hangi oyuncudan neyi alacağını, o oyuncunun nerde ve hangi rolde ‘keyifle ve şevkle’ görev yapacağını kendisine hissettirecek kadar gelişmiş bir ‘koku alma kapasitesine sahip hassas futbol burnuna sahip değilse, kurt sürüsü gibi niteliklere sahip bir takım yaratamaz. Futbolcunun DNA’sında ve kişiliğinde bu özelliklerin olup olmadığının kokusunu alabilecek hassasiyette bir futbol burnuna sahip antrenör sadece maç değil ekol de kazandırır”
“Bizim Mustafa” Udo Lattek’in söylediklerini dahi unutmuştur.
***
Dişiyle-tırnağıyla kazıyarak bir yerlere gelen, gece-gündüz durmadan çalışarak kendini yetiştiren “ Bizim Mustafa”, canı kadar sevdiği Trabzonspor’da sistemsizliğin kurbanı oldu birçokları gibi...
Keşke güçlü-paralı ve onu anlayabilecek bir yönetimle Trabzonspor’u çalıştırma şansını yakalayabilseydi.
Keşke futbolun evrensel bir oyun olmasına rağmen taşlardan bir ya da birkaçının yerleriyle oynandığında bedelinin çok ağır olabileceği gerçeğini unutmasaydı...
“Bizim Mustafa” Trabzonspor’a veda etti ama mevcut yönetime oy verenlerin “Aldatıldık... Hocaya da gömlek bol geldi” deyip kıble değiştirdiklerini, kendilerine yeni bir liman aramaya başladıklarını da bilmenizi isteriz.