BOYACILAR DA BU ŞEHRİN EVLADI!
Hele şu soğuk kış günlerinde onların sorunlarını mutlak suretle çözmeliyiz.
Kış ayazında sabahtan-akşama kadar aynı yerde oturmak zorunda kalan boyacılarımızın üşümemesi için elektrikli ısıtma sistemi yetirilebilir.
Bunu valilik yada belediye organize etmeli bu insanlar mağdur olmamalı. İşgaliyesini ödeyen tek derdi eve ekmek götürmek olan boyacılarımız bu şehrin evladı.
Birinin 4 çocuğu var,biri beş aydır kira ödeyemiyor,biri evlilik hazırlığında,diğeri borç-harç içinde.. Hepsinin kendine göre sorunu ve hayat hikayesi var.
Kolay değil işleri elbet ama ekmek parası için çalışmak zorundalar. Onların sıcak bir ortamda çalışmasını sağlamak çok zor değil. Önceki gün haberde izlerken gözlerim doldu.
Kars’ta esnaf duraklara ısıtıcı koyup vatandaşların üşümemesi için dayanışma gösterdi. Haberci esnafa ya fatura yüklü gelirse ne olur diye soruyor?
Esnaf ta cevap veriyor:”Çocukları üşürken gördüğümde cüzdan hesabı yapmam.Vicdan hesabı yaparım”..
Trabzon’da da sürekli sokakta çalışmak zorunda kalan boyacılar-simit tezgahları gibi kim varsa Allah aşkına cüzdan hesabı yapmadan vicdan hesabı yapalım..
Bu vatandaşlarımız şu karda-kışta mağdur etmeyelim.
SERÇE KADAR
KALBİMİZ VAR!
İnsanoğlu bazen o kadar tuhaflaşıyor ki inanın çözmek ve anlamak neredeyse imkansız hale geliyor!
Ortalık öfke nöbetleri geçiren kendisi ile barışık yaşamayanlarla doldu şu aralar. İyi ama neyin patlaması neyin stresi anlamış değilim.
Birbirimize selam vermeye bile çekinir hale geldik..
İnsanların yüzlerine gülenlere bile başka gözle bakmaya başladılar. İncelik ve saygının adını başka tanımlıyoruz.. Hoşgörü ise artık bize çok uzak!
Empati yapmaktan vazgeçtik her şeyi kendimize uyarlamaya başladık..
Hayatı o kadar rutin ve çekilmez yaptık ki..
Acılar bizi adeta esir aldı..Terör belası başta olmak üzere günlük yaşamın zorluğu hepimizin yaşamını zorlaştırıyor. Tam bu arada nefes almayı hatırlamalıyız!
Ne acı ki nefes aldığımıza bile şükredemiyoruz!
Bu yazdıklarımı şöyle bir düşünün.. Ben derim ki ey insanoğlu serçe kadar kalbin var.. Öyle ne klavye başında kabadayı ol ne de gerçek yaşamda!
O kalp durdu mu her şey boş! Sonnokta koyulmadan insanlığımız sorgulayalım bence!
Bu yalan dünyadan göçerken insanlık adına arkamızda bir şey bırakalım.