Böyle bitmemeliydi!


Her zaman dile getirdim!.. Şöyle dediler, böyle dediler, kulp buldular, hiç aldırış etmedim. Bir kez değil, defalarca üstüne basa basa yazdım.
O gün hakkı teslim açısından yazılarımdan özellikle siyaseten rahatsız olup bizlere kulp takanların, bugün rahatlıkla aynı sözleri söyleyip bu kez de siyasi menfaatleri için kullanmaya çalışmalarına gülüyorum!
Neyse!
Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerekirdi!.
Değer bilmemiz gerektiğini anlattım!
Dedim ki;
'Erdoğan Bayraktar bu şehir için büyük bir şanstır. Başbakan’ın büyük güven duyduğu, önünü tamamen açarak önüne gelen her Trabzon projesine evet dediği, böylesine bir bakanı önemli bir görevde, icracı bir bakanlık koltuğunda iken yakalamışken gelin en iyi şekilde değerlendirelim. Çünkü bu hizmet yarışı. Bugün Erdoğan Bayraktar yarın bir başkası. Ama Trabzon'a önce TOKİ Başkanı sonra da Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak önemli hizmetler getirdi. Şevkini kırmayalım. Yoksa kimse ebediyen bakanlık koltuğunda kalmayacak.’
Trabzon, gerçekten son 11 yılda hem TOKİ hem de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı döneminde son derece önemli yatırımlar aldı.
Türkiye'de önce bu şehir, ilçeleriyle birlikte kentsel dönüşümle tanıştı.
Zağnos-Tabakhane pırıl pırıl parladı.
İller Bankası’ndan bu şehre resmen para yağdırıldı.
Yapılmayan, el atılmayan il, ilçe, belde, köy yolu kalmadı.
İktidar, muhalefet demeden bütün belediyeler rahat bir nefes aldı.
Muhalefet partili belediye başkanları dahi ilk kez iktidar mensubu bir bakandan övgü alırken, bakan da onların övgü dolu sözler ile karşılaştı..
Bilmediği, yapamadığı bir şey var dı;
O da siyaset!
İstese de yapamazdı!
Çünkü yapmak istediği an, bir adım attı, karakterinde olmadığı için üç adım geri atmak zorunda kaldı!
Ama bu şehre yaptığı hizmetleri biz yazmazsak bile tarih yazacaktı zaten..
Ve üstüne basa basa da dedim ki 'Karşımızda bir siyaset adamı değil bir teknokrat, hizmet eksenli çalışan bir adam var. Siyasetin ne kulisini bilir ne cambazlığını!.'
Ve gelinen noktada şöyle oldu, böyle oldu tartışmalarına hiç girmeden 17 Aralık'ta yaşanan olaylar serisinin ardından adamlığından, dürüstlüğünden asla şüphe etmediğimiz Erdoğan Bayraktar, hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan hem de milletvekilliğinden hiç de arzulanmayan bir şekilde istifa etti!
Ne yazık ki kurunun arasında yaşların da yandığı düzen bu!.
Trabzon ekseninden baktığım zaman, bu şehir önemli bir siyaset adamını değil ama önemli bir hizmet adamını kaybetti.
Çünkü gerçekten son 11 yılda bu şehre gelen sayısız yatırımlarda, Başbakan'ın da kendisine verdiği büyük destek ile lokomotif görevini üstlenen bir bakan, bir hizmet adamı 'el çek tabip' misali kendini kenara çekti.
Trabzon 2014 yılına ne yazık ki bakansız olarak giriyor.
Görülüyor ki 2016 yılındaki seçimlere kadar da bu böyle olacak. Bu açıdan Trabzon şehrinin bakansız kalması önemli bir kayıp olacaktır bu süreçte!
Trabzon, hiç kuşkusuz siyaset yapmayı bilmeyen, tamamen hizmet odaklı çalışan Erdoğan Bayraktar'ı arayacaktır!
Sayın Bakana bu şehre 11 yıl boyunca dolu dolu yaptığı hizmetlerden dolayı yaşayan Trabzon adına teşekkür etmek görevimiz.
Tabii ki her görevin bir sonu var.
Tabii ki bu koltuklar kimsenin ebediyen malı değil.
Tabii ki bir gün nöbet değişimi gibi kabine değişikliği, iktidar değişikliği olacak.
Kimler geldi, kimler geçti!
Bu bir hizmet, bir bayrak yarışı!..
Siyasetin çarkı öyle ya da böyle dönecek!
Ama söylenecek sadece tek söz var...
O da;
Böyle bitmeliydi!
Sayın Bakanın da ani isyanı bu olsa gerek!..
Çünkü böyle gitmemeliydi!
Dedik ya!
Burası Türkiye
Kurunun arasında yaşların da çatır çatır yandığı ülke!.
Teşekkürler Sayın Bakan..