BOZTEPE YOLU


Sayın başkan bilmem Boztepe semtine gidiyor mu? Çukurçayır’a kadar alan 10-12 katlı apartmanlardan oluşan bir beton yığını. Plansız, düzensiz yapılanma. Yollar dar, binalar arası gereği gibi geniş değil.
Aslında benim anlatmak istediğim başka bir şey. Bugünlerde bir başkan adayımız Boztepe’ye teleferik yapacağını söylemiş. Çok güzel de önce karnı aç olan insanlara pasta değil, ekmek verirsen mutlu olurlar. Çünkü insanların ve toplumların temel gereksinimleri önceliklidir. Teleferik bir taşıma aracı değildir. Gezinti aracıdır ki turizm amaçlı kullanılır. Binlerce kişi yaşıyor Boztepe’de. Yeteri kadar parası olmayan insanlar da vardır mutlaka. Bu insanlar her gün teleferiğe binecek meydana inecek veya işyerine gidecek bu mümkün mü?
Bildiğim kadarıyla Boztepe yolu, Askeri üssün olduğu zaman ABD tarafından yaptırılmıştı. O yoldan günde askeri araçların dışında birkaç araç ya geçerdi veya geçmezdi. Lüks bir yoldu ve yeterliydi de. Ya şimdi? Her an bir trafik kazasının olacağı bir yol. Evet, yol aynı ama şimdi aynı yolda yüzlerce araç var. Hele iki viraj var ki özellikle akşamları tehlike mi tehlike oluşturuyor. Kapkaranlık virajlar dönüşünde karşıdan gelen araçla burun buruna gelmek an meselesi. O iki viraja iki lamba koymak o kadar zor mu ?
Ben aynı yolun genişletilmesine karşıyım. Doğayı bozmaya hakkımız yok. Ama başka bir güzergah oluşturarak dönüş veya gidiş yolu yapılamaz mı?
Gelişmiş ülkeleri incelediğimizde yeni bir yerleşim alanı oluşturulmadan önce altyapısı yapılır. Yolları, kanalizasyonları, Telekom hizmetleri vs.. Bu çalışmalar, belediyelerin öncelikli görevleri arasında olduğudur. Biz ise tam tersini uyguluyoruz. Önce binalar sonra altyapı.
Boztepe özünde doğal güzelliği ile dikkati çeken yer. Hangimizin konuğu gelir de Boztepe’deki oturma alanlarına götürmeyiz? Oradan Trabzon’a kuşbakışı bakarak güzellikleri konuklarımızla beraber yudumlamayız?
Bu kadar önemli ve kalabalık yerin yolları, alt yapısı bir an önce yapılmalıdır. Kazalar olduktan, canlar yok olduktan ve acılar çekildikten sonra yapılan hizmetler, ‘Bayram geçtikten sonra ellere kına koymaya’ benzer ki o zaman o kına sizin olsun der insanlar.
Aslında bu yazıyı yazmaya bir hafta önce karar vermiştim. Boztepe’de oturan bacanağıma akşam yemeğine giderken yolda karşılaştığım manzara yazmama neden olmuştu. Belirttiğim karanlık virajda iki sürücü arabalarından inmiş ağız dalaşı yapıyor birbirlerini suçluyorlardı. Birisi “Neden viraja açıktan girmedin” diğeri ise “Sen benim yoluma girdin.” diye. Şükür ki maddi kaza yoktu ama belli ki ikisi de korkmuştu ve o korkunun tepkisini gösteriyorlardı.
Diyorum ki geçici de olsa gerekli yerlere ışıklandırmalar konulması, kalıcı olarak da bir dönüş yolunun bir an önce yapılması dileğimizdir.
Umarım belediye yetkililerimiz eksiklikleri dikkate alır bir önce çözüm üretirler.