Bu milleti tanımak!


Anlamamakta direniyorlar. Devletin uzattığı şevkat eline karşı hep ayrılıkçı söylemlerle tahrikkar ve tahripkar yol izlemeleri şaşırtıyor.
Ama gayretleri boşuna!..
Bu büyük milletin adı, namı ve şanı bellidir..
Bu milletin adı Türk milletidir..
Nedir Türk milleti:
İmandır, izandır, bir medeniyete ait olmaktır, kişiliktir, kimliktir, izzettir, iffettir, haysiyettir, şereftir, nezakettir...
Bu millet, dün dünyaya gelmemiştir!  Senin ömrün kaç yıl eder? Karşında beş bin yıllık bir millet var, nasıl unutturacaksınız kardeşim?..
Kim denemiş de muvaffak olmuş?
Bilmez misin tarih bu millet ile var!. 
Neden bu büyük milletin şevkat şemsiyesi altından kaçarsınız?
Hz. Nuh’un gemisinden kurtulanlar arasında bu millet vardır. Kutlu Nebi’nin müjdelediği Nuh’un gemisi Ehli Beyt’in hizmetkârı bu millettir.. Kerbelâ’da İmam Hüseyin’in yanında şehadete koşanların yanında yine bu millet vardır! Nasıl sileceksiniz Oğuz Kağanı?
Karamanoğlu Mehmet Bey’in fermanında dediklerini !
Bu millet Kuran sesini duyunca kalbi titreyendir, sözünde erdir, özünde cevherdir, gözünde cengâverdir, dilinde mehterdir, doğuşunda askerdir, bağlılığıyla vatanperverdir, yolu Ehli Beyt'tendir.
Hem toprağın üstünde, hem altında yaşayandır. ‘Bastığın yeri toprak diyerek geçme, tanı!’ sözünün anlamını çok iyi bilir.
Ayaklar altına girmez, başlar üstünde gezer!
Bakın tarihe..
Bu milletin ferdi olmak bir özdür, ruhtur, kişiliktir, tarihtir, gönüldür, mensubiyettir.
Kudrettir,
Haçlı’ya bile hep sığınak ve kale olmuştur.
İnsanlığa irfandır, adrestir.
Vitrinle, lafla, ağlamakla, yalvarmakla, kapı çalmakla millet olunmaz.
Müslüman Türk milletidir, Türk milleti de Müslüman!
Unutmayın!
Türk milleti kocaman bir ailedir, içinde Türkmeni, Lazı, Kürdü, Çerkezi, Arnavutu, Boşnakı, Arabı, Tatarı, Kazakı, Zazası, Gürcüsü, Alevisi, Sünnisi, Caferisi, Bektaşisi, Gakkoşu, Dadaşı,  Efesi, Rumelilisi vardır.
Bunu hiç ama hiç kimse inkar edemez!
Tarihte hep böyleydi, hep böyle kalacaktır!
Bu büyük milletin gönlü de toprağı sımsıcaktır, ana gibi!
Devleti sahiplenir, bir baba gibi!
Bayrağı vardır, Türk milletinin kanıyla çizdiği, tevhidi doyasıya tattığı. Evliya’nın gönülleri buluşturduğu, her yer Türk milletinin tapulu yurdudur.
Kulak veren duyar, sağır ne bilir, toprağın altındaki ölmeyen ruhları?
Türk milleti mecnunudur vatan Leylasının.
Yüreği; Yesevî , Hacı Bektaş Veli, Mevlana, Abdal Musadır.
Şiiri; Yunus, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Mehmet Akiftir.
Destanı;  Dede Korkut’tur, Yavuz’dur, Kanuni’dir, Fatih’tir.
Kahramanlığı; Oğuz Kağan, Alpaslan, Gazi Osman Paşa, Seyit Onbaşı, Mustafa Kemal’dir.
Hikmeti Nasreddin Hoca’dır.
Şehidi; Bir hilal uğruna fedâ nice kefensiz yürek
Malazgirt’tir, Mohaç’tır, Çanakkale’dir, Dumlupınar’dır.   

Bu büyük millet, zehri içmez, içirmez. Zemzem içer, içirir.
Şifadır insanlığa, merhemdir yaralıya, devadır derman arayana.
Bir renktir, renkleri buluşturandır.
Türk milleti işte budur!