BU SİKLETİ ŞEHİR ÇEKMİYOR


     
Söğütlü'den Moloz'a en iyimser rakamlarla yarım saatte gelinebiliniyor. Şehir içindeki durum ise daha da vahim bir karmaşaya dönüşmüş.
İster Erdoğdu'dan ister Boztepe'den ister Fatih tarafından olsun gelen vasıtalar veya akşam saatlerinde dönen araçlar hem ara yolu hem de Tanjant'ı sıkıştırıyor.
Kavşaklar tıkanıyor, araçların kavşakta bekleme noktalarına sığmadığı, geçiş hakkını elinde bulunduran taraftan gelen araçların yol bulmakta zorlandığına sıklıkla şahit oluyoruz.
Çözüm konusunda uzman olmasak da kafa yorduğumuzda kavşakların alt geçit ya da tünel geçişlerle rahatlatılması tedbiri gibi önlemler aklımıza geliyor. Gerçi birkaç yıllığına geçerli olacak bu çözüm yapılmadan geçersiz hale de gelebilir. Zira her gün trafiğe 50'ye yakın araç dahil oluyor.
Bir yılda Trabzon trafiğine dahil olan araç sayısı takriben 18 bin 250. Buna ilçeler de dahil ama Trabzon bütünşehir özelliğinde olduğu için ilçeleriyle çok sıkı bir trafik akışkanlığı içinde.
Trafikte oluşan bu sirkülasyona ne yol dayanır ne zemin geçitler ne de tünel yollar.
Aslında tek çözüm raylı sistem.
 Şehri önce Yomra Akçaabat hattıyla raylı sisteme kavuşturup daha sonra Of-Beşikdüzü hattı olmak üzere açmak gerekiyor. Çok masraflı denilip bu açmazdan kaçılamaz. Görünen köy kılavuz istemiyor.
Eğer Trabzon çok ivedilikle raylı sistemi en verimli şekilde planlayıp ihale etmez ise şimdi yarım saatte gelinen banliyo dediğimiz yakınlıktaki yerlerden saatlere varan bir zaman harcayarak varabilecek.
Şimdi makam ehli olanların Ankara'dan korkup bu gerçekleri ifade etmede zorlanmamaları gerekir.
Evet büyük tutarlı yatırımlar bunlar ama bu coğrafya yaradılış gereği  zor bir coğrafya. Karadeniz'in milli kimlikteki izini düşünüp buradaki yatırımların hızını düşürmemeyi rahat rahat ifade edin!
Bizim ihtiyatlı duruşumuz bizi çok geri bıraktı çok!..
En büyüğünü istemek de hakkımız, almak da..
Siyasetçi dediğin tuttuğunu koparandır.
Bütçe, şu bu denilip artık uyutulmayalım.
Bu şehir en iyisine layıktır hem de en iyisine..