Bukalemun değiliz!


Bilfiil 26 yıl çalıştığım, gazetecilik yaşantıma gözlerimi açtığım Karadeniz Gazetesi’nde Sayın Yılmaz’ın sahibi olduğu dönemdede uzun yılar görev yapmam ve ayrılmamın ardından bugün yeni bir gazetenin imtiyaz sahibi olmam üzerine birileri ‘bugün bunları nasıl yazıyor’ diye rahatsız olmuş!
Onlar şunu bilsin..
Osman Diyadin bukalemun değildir!
Sayın Yılmaz ile ilgili 20 yıl önce 10 yıl önce 5 yıl önce ne düşünüyorsam bugün de aynı düşünceleri taşıyorum. Vefadan öte Trabzonspor Kulübü’ne çok büyük hizmetler yaptığına her zaman inanan, Trabzonspor'un beş kuruş geliri olmadığı dönemlerde bu kulübü uzun yıllar maddi ve manevi olarak sırtlayan, tesisler kazandıran bir isim olduğunu çok iyi biliyorum..
Havuz geliri çıktıktan sonra ‘Nasılsa kulübün artık parası olur’ diyenlere karşı ‘Havuz geliri çıktı mertlik bozuldu, vefasızlık tavan yaptı’diyerek eleştirilerimi her zaman yaptım.
Bugün de aynı noktadayım..
Geçmişte bu yönde yazdıklarımın hepsinin de arkasındayım..
Trabzonspor başkan bulamadığı dönemlerde onu Trabzon'a dahi gelmeden 'sigorta' olarak görüp isimlerini arkasına yazarak kongrelerde başkan seçenlerin sözde operasyonla, sözde ihtilal ile büyük bir vefasızlık yaptığını her defasında dile getirdim..
Bu yönde aslında yazacak çok şey var ama gerek yok!
Tarihi gerçekler ortada..
Trabzonspor'a ilk başkan olduğu dönemde kulübün borçlarını tek kalemde yazdığı çek ile silip atarken bayılan yöneticileri yaşamadı mı bu kulüp!
Trabzonspor'un değerlerini kaybetme lüksü olmadığını anlattım..
Dedik ya Trabzonspor'da kaybolan vefadır..
Yani Osman Diyadin cephesinde değişen bir şey yok!..
Türkiye'de önemli bir yere sahip ve büyük bir değeri olan M. Ali Yılmaz Trabzon'da yalan yanlış bilgilerle uzun yıllar yanında olan, maddi ve manevi ondan güç alanlar tarafından bilinçli olarak ne yazık ki yalnızlaştırılma operasyonuna itilmiştir.
Sayın Yılmaz'ın kurumundan ayrılıp ayrılmamam asla ve asla çizgimi bozmaz.
Trabzonspor Onursal Başkanı M. Ali Yılmaz noktasında çizgim açık ve net belli..
Dün ne demişsem bugün de o..
Yarın da yine o olacaktır..
O nedenle Trabzonspor'da bölünme, parçalanma, birlikteliğin kaybolması, yönetimlerin küçülmesi yönünde eleştiri getirenlerin kulübü bu noktalara getirmesinin nedeni o anlı şanlı 2000’deki ihtilal dedikleri kongredir..
Eğer Trabzonspor Kulübü borsaya girmiş, bugün nerede ise yüzde 50'si satılmışsa, 200 trilyona yakın borç yükünün altına sokulmuşsa, bir Şike Davası’nda bile tek yumruk olunamıyorsa, İstanbul'daki iş dünyası Trabzonspor'dan koparılmışsa, köprüler atılmışsa, o değerler kulüpten soğutulmuşsa bunun başlangıç noktası o 2000 yılındaki sözde ihtilalcilerdir.
Sözün kısası..
Kim ne derse desin, kim ne söylerse söylesin Sayın M. Ali Yılmaz Trabzon ve Trabzonspor için büyük değerdir. Bu kulübe belirttiğim gibi hiç bir gelir kaynağı olmadığı dönemlerde uzun yıllar maddi ve manevi başkanlık yapmak, 'Nasılsa o veriyor' denerek kaynak arayışına girilmeden hep onun cebine bakılmışsa, 2000 yılına kadarki kongrelerde yönetimler hep Trabzon'da birileri tarafından yapılmış, başkan olarak kendi ismi yazılmış ise hakkı teslim edilmesi gereken bir adamdır..
Bırakın Trabzonspor için taşıdığı değeri bir kenara, Türk sporunda gördüğü sevgi ve saygı ile önemli bir yere sahiptir.
Bu noktada..
Herkesin görüşü kendinedir ve bu yönde her görüşe saygılıyım..
Bu sözleri yazmak mutlaka onun yanında olmak, onun kurumunda çalışmayı gerektirmez.
Benim vefa anlayışım budur..
20 yıl önce ne demişsem, ne yazmışsam bugün de o geçerlidir.
Osman Diyadin bukalemun değildir!..
Kimse de böyle beklemesin..
Biline..