BÜYÜKŞEHİR OLMANIN EN BÜYÜK FAYDASI!
Elbette bu çok önemli bir kazanım..
Fakat kimse büyükşehir ile birlikte büyük umutlara kapılmamalı, olması gerekenden büyük büyük hayallerin peşine takılmamalı..
Trabzon’un coğrafi yapısı beklentilerin koco koca olmasına mani olsa da..
Ne kadar üretip ne kadar tükettiğimiz gerçeğinden yola çıkarsak ‘Büyükşehir’ her şeyin bir anda değişeceği anlamı taşımıyor..
Hakikatle örtüşenlerin fevkinde tozpembe tablo çizmenin gereği yok..
Ama her şeye rağmen Trabzon büyük düşünmek zorunda. Büyükşehir olmanın en büyük kazanımı bu zaten..
Kendi içinde barışı sağlayıp, sen ben değil biz kavgasını yapması gerek.
Dertli olmak gerekiyor. Bu şehre daha fazla nasıl katkı sağlarım, daha fazla nasıl destek olurum, elimi taşın altına daha çok nasıl sokarım telaşının yaşanması gerek..
Trabzon zaten adı ile markası ile büyük bir şehir. Futboldan siyasete, kültürden turizme, her alanda kendini ispatlamış bir şehirde yaşıyoruz..
Fakat bu toprakların kıymetini içimize sindiremiyoruz..
Oysa daha çok yatırım peşine düşsek, oysa daha çok üretmeye yönelik ayağa kalksak, oysa iş bir merkez etrafında toplanmayı başarsak emin olun her şey çok daha güzel olacak..
Bırakalım bu şehre çivi çakanların yakasına yapışmayı da onları motive edelim..
İş dünyası niye bu şehirden kaçıyor onun hesabını verelim..
Göçü tersine çevirmek varken biz üreten, başarılı, çalışkan insanları adeta başka yerlere itiyoruz..
Elimizde kaç tane yazar, ressam, sanatçı, tarihçi kaldı..
Kaç tane iş dünyasından insanı yatırım için teşvik ettik..
Kaç fabrika açtık, kaç insana ekmek, aş iş kapısı araladık..
Trabzon Büyükşehir oldu beyler, hanımlar..
Artık küçük kavgalarımızı ve küçük hesaplarımızı toprağa gömme zamanı geldi..
Hadi bakalım ayağa kalkalım..
Hep beraber Büyükşehir olmanın kazanımlarını geriye tepmeden Trabzon’u zirveye taşıyalaım..