CHP!
1980’de askerler tarafından kapatılan CHP Erol Tuncer ve arkadaşları tarafından yeniden açılmıştı. Ancak 1980 sonrası yasakların kalkmasıyla önce SHP'ye genel sekreter sonra da iki olağan kongrede SHP’ye genel başkan olamayan Deniz Baykal sonunda gelip CHP genel başkanlığına oturmuş 2002 seçimleriyle CHP TBMM dışında kalınca koltuğu bırakıp gitmişti.
'Ben asla emanetçi olmam' diyen Altan Öymen genel başkanlığa getirilse de Baykal ilk genel seçimde genel başkanlığa yeniden oturarak statüko dan asla taviz vermeyeceğini bir kez daha gösterirken, koltuğu önce Mustafa Sarıgül'e sonra Haluk Koç'a kaptırmamak için azami değil olağanüstü gayret göstermişti.
Sonunda kaset skandalıyla istifa etmek zorunda kalmıştı.
Baykal'ın kaset skandalı sonrası yerine gelen maliye kökenli SSK eski genel müdürü Kemal Kılıçdaroğlu 'yeni CHP' diyerek yola çıksa da eskileri, tabii yalnız Genel Merkez’de değil il örgütlerinde de statükocu partiyi içine kapatmaya kararlı olan 'küçük olsun benim olsun' zihniyetli örgütleri aşmak kolay olmayacaktı..
Ve de olmuyor..
CHP'nin enerjisini kendi içine harcamakta üstüne yok.
Son derece devlet tecrübesine sahip hakkında hiçbir şaibe bulunmayan Kılıçdaroğlu'nun 'önce ülkem sonra partim' diyerek Ekmeleddin İhsanoğlu'nu açıklaması, diğer muhalefet partilerini peşine takması takdir edilmesi gerekirken AKP’den önce ne hikmetse CHP’den muhalifler oldu..
Bir aylık zamanda içinde devletin bütün imkanlarını kullanan Başbakan'a rağmen İhsanoğlu'nun aldığı 15 milyon oy asla küçümsenecek bir oy değildir.
Asıl küçümsenecekler; ülkenin geleceğini tatile tercih edenler, vatandaşlık görevini yapmayanlar ve CHP içindeki köstek olan zihniyetlerdir.
Hal böyle olunca da;
CHP’de bir grup kurultayı toplamak isteyince Kılıçdaroğlu'ndan karşılığını 'HODRİ MEYDAN' olarak aldı..
O çok konuşan ancak hiç icraat yapmayan Muharrem İnce de genel başkan olmak için aday oldu..
Bunlar siyaseti ve ana muhalefet yapmayı basit görüyor.
Ülke tek adam rejimine doğru gidiyor umurlarında değil.. Tayyip Bey önce medya patronlarını halka şikayet ediyor sonra genel yayın müdürlerini yazarları yerden yere çakarken 'bu ülkede muhalefet yok' diyor.
Nasıl olsun ki!..
Muhalefet kendine muhalefet olmaktan kurtulamıyor ki!
Ben de 'pes' diyorum doğrusu.
CHP'li muhaliflere;
Kendinizi güçlü sanmayın güç de kuvvet de örgütlerdedir.
Bugün olmayacak duaya amin diyorsunuz!
Sonrası pişmanlık.
CHP’de muhalefet yapmak da ayakta kalmak da zordur..
Nasrettin hoca misali bindiğiniz dalı kesmeye devam ediyorsunuz!
Sonra da 'Tek adam rejimi' diye dert ağlıyorsunuz..
Bırakın Kılıçdaroğlu'nun yakasını, önümüzdeki genel seçimleri görün, sonra konuşun..
Yoksa ezeli ve ebedi muhalefet olmaya mahkumsunuz!