CİDDİYETE MOLA VERİLMEMELİ!


Futbolun yazılı olan kuralı Trabzonspor için de işledi..
 Vahid Halilhodzic’in gönderilmesinin ardından Bordo-Mavili takımın başına geçen Ersun Yanal önderliğinde Fırtına, ligde Galatasaray ve Gençlerbirliği maçı kazanılarak hem nefes aldı hem de camiaya olumlu bir hava getirdi.
Ancak Ziraat Türkiye Kupası’nda İkinci Lig ekiplerinden Keçiörengücü’nden bir puanı uzatmalarda alınca, eleştiri oklarını yeniden üzerine çekti. 
Keşke Bordo-Mavililer,  bu maça tam kadro çıksaydı. Gözünde çok küçülttüğü Keçiörengücü’nün sürprizi Ersun Yanal’ı şaşırttı desek yerinde olur. Oysa Ersun Yanal, Beşiktaş maçına sakladığı as oyuncuları bu maçta oynatmış oysaydı Trabzonspor’da her şey yolunda olacaktı.
Ersun Yanal’ın bir bildiği vardır diye Beşiktaş maçını bekledik. Ligde Galatasaray’ı deplasmanda, Gençlerbirliği’ni evinde yenen Yanal’lı Trabzonspor, Beşiktaş maçında tel tel dökülünce, aklımıza hemen Keçiörengücü maçı geldi. Ersun Hocam, en iyi idman maç değil midir! diye sormazlar mı adama!
Belli ki gelişmeler oyuncuları etkilemiş, germiş olabilir ama Beşiktaş maçında her şeye rağmen 3 puan ilaç gibi gelmez miydi Trabzonspor’a!
90 dakika boyunca bir gol pozisyonu bulamaz mı bir takım. Ne oldu şimdi? Hem Keçiörengücü maçında kaybedilen iki puan, hem de Beşiktaş maçında giden üç puan..
 Ziraat Türkiye Kupası’nda kaçan iki puanın bir önemi olmayabilir, çünkü bu gruptan rahat çıkarız. Ya Beşiktaş maçında kaçan üç puanı nasıl telafi edeceğiz! Bunu Ersun Yanal’ı mı sormamız gerek yoksa, Galatasaray ve Gençlerbirliğini yenerek  havaya giren futbolculara mı!..
 Bana soracak olursanız, yarı yarıya.. Ersun Hoca’nın yanlış kadro sahaya sürmesi, futbolcuların ise havaya girmesi..
Bu maçtaki görüntüyle Trabzonspor’un önümüzdeki maçları kazanması oyuncuların günlük performansı ile anlık psikolojilerine bağlı olduğunu görmüş olduk.. Şimdi önümüzde Varşova ile deplasmanda oynayacağımız zorlu bir 90 dakika var. İlk maçta 1-0 yenildiğimiz Polonya ekibini yenmemiz halinde gruptan birinci çıkacağız. Yenildiğimiz taktirde ise ikinci olacağız..
Kimi “parayı veren düdüğü çalar” der, kimi “evet, efendimcidir”, kimisi de “dost acı söyler” zihniyetindedir ama hepimiz Trabzonspor’un iyiliği için çalışıyoruz.
Kuşkusuz herkes iyi niyetlidir. Bu işin olmazsa olmazlarından biri de eleştiridir. Dozu ayarlanmış ölçülü saygılı eleştiriden yararlanmak, eleştiriye tahammüllü olma bakışaçısıyla ilişkilidir. Eğri oturalım doğru konuşalım. Trabzonspor bu akşam Varşova’yı mutlaka yenmeli ki ciddiyet molası kaybolup gitsin.