“DEĞİŞİM BAŞLIYOR” DEDİ AMA…

Hemşerimiz Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak Ankara’da yaptığı gelecek üç yılın mali yönden yol haritası niteliğini taşıyan Türkiye’nin 2020-2022 dönemini kapsayan üç yıllık yeni ekonomi programını kamu oyu ile paylaştı. Yılı % 12 Enflasyon ve % 5 büyüme ile kapatmayı hedeflediklerini de ifade etmiş.

İyi ve alâ da piyasa rakamları, vatandaşın alım gücü şikâyetleri bu rakamları hiç desteklemiyor.

Bendeniz Türkiye’nin elan düze çıkması konusunda bu hükümetin dışında bir alternatif göremiyorum. Zira muhalefet dahi görevini yıkıcı niteliğe taşımakta asla ülkenin bir adım ilerisi için gerçekçi plan ve projelerden bahsedememektedir.

Fakat istedim ki sayın bakan gerçeği bir de bizim ağzımızdan duysun. Eğer Trabzon’da AKP il teşkilatı varsa bir görev de yapabiliyorsa bu bilgileri genel merkeze veya hükümet bakanlarına iletir.

Öncelikle piyasa fiyat istikrarı ne yazık ki 1970-80 tarihlerinin hareketliliğine geldi geliyor. Şimdiki gençler o zamanlar hatırlamaz. Bugün aldığın bir şeyi aynı fiyatta üç gün sonra alamazdın. Korkarım hızla o günlere yaklaşıyoruz. Mesela geçen yıl 160-170 TL olan bir çuval toz şeker bu gün toptancıda 210 TL bu sadece bir gösterge. THY uçak biletleri fazla değil yaz mevsimi öncesi fiyatlarını nerede ise bir ara üçe şimdi ikiye katladı. Mazot, benzin malumunuz. Ha, bunlara karşı hükümetin memur ve çalışanına, emeklisine yaptığı zam ortada.

Piyasa endeksi ile kabil-i kıyas değil. Fakat bendeniz piyasa fiyatları ile hükümetin çalışana ve emekliye yaptığı zammı yarıştırmasının Türkiye ekonomisini ayağa kaldırmada çare olmadığını bunun sonsuz fasit bir döngü olduğuna inanan birisiyim. Çare zamma karşı zam değildir.

Bu bir kalem dursun. Diğer taraftan “Orta direk” tabirini hatırlayın. İddialar; “Fakir gittikçe fakirleşiyor zengin tabaka da zenginleşiyor.”

Bu iddialar hem sosyal barışı bozar hem de hükümetin oy potansiyeli olan vatandaşın itimadı ile desteğini eritir. Bir dost ta demedi demeyin.

Evet, malumumuz, birileri göz ardı edebilir. Suriye, Irak ve ülkenin içte olduğu mücadele potansiyeli ile savunma sanayiine yapılan yatırımların ve içeride göçmen harcamalarının farkındayız.

Fakat unutulmasın ki oy veren, cebi yanan vatandaştır. Realite ise, “Vatandaş ta oy verirken havada uçanlara değil cebinden çıkanlara bakar.” Konu uzun ama satırlar kısıtlı sayın Albayrak hemşerim.

Böyle afaki beyanat ve üç yıl sorasına ertelenen ikballerle bu insanların artık oyalanması zor gibi. Bana sorarsanız elinizi çabuk tutun yoksa hazine mi, ardiye mi dersiniz alev aldı alacak.