DENGESİZLİK!..
Gelir dağılımı adil olmalıdır. Bu yaklaşım sosyal devleti sağlar. Aynı zamanda ekonomik büyümenin temelini oluşturur. Bir toplumda tüketimin artması için kişilerin gelir düzeylerini artırmak gerekir.
Bu demek değildir ki her insanın gelir düzeyi eşit olur. Hiçbir dönemde bu eşitlik sağlanmamıştır. Önemli olan bireylerin gelirleri arasında toplumsal dokuyu zedeleyecek bir uçurumun oluşmamasıdır. Dün okuduğum gazetelerde ülkemizdeki açlık sınırı bin 121 TL olduğu yazıyordu. Ülkemizde uygulanan model nedeniyle açlık sınırının altında yaşamını sürdüren insanlarla şatafatlı bir tüketim çılgınlığı içinde olan çarpık bir ekonomik model içinde iç içe yaşayan nice insanlar vardır.
Açlık sınırında veya altında yaşayan ülkelerin insanları ülkelerinin kaynakları olmadığı için değil, küresel güçler tarafından sömürüldükleri için bu durumu yaşamaktadırlar. Bu yapılanma kapitalizmin doğasından kaynaklanmaktadır. Peki, bu gelir dağılımını bozan nedenler neler olabilir? Biraz da onu irdeleyelim.
Liberal ekonomide “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” ilkesinin bir ekonomik model olarak kabul edilmesidir.
Liberal yapılanmada devlet; güvenlik, asayiş, altyapı gibi işlerle ilgilenmelidir. Ekonomi ve ticarete kesinlikle karışmamalıdır. Bu yaklaşım kamu harcamalarını artırmış ve eldeki gelirler yetmeyince dışarıdan borç para alınmıştır. Zaman içerisinde alınan borç paranın faizlerini bile ödeyemez olmuştur. Toplanan vergiler ülke yatırımına değil de alınan borç para faizine ödenmiştir. Kısaca küresel sermaye, ülkeleri haraca bağlamıştır
Merkez Bankaları küresel sermayenin kontrolü altındadır. O zaman da global sermayeye hizmet eder duruma getirilmiştir. Gelişmiş ülkeler özellikle ABD, kendi parasının kullanım alanını genişletmekte ve parasının değerini kendisi belirleyerek, gelişmekte olan ülkelerin emeğini ve üretimini kendi ülkelerine aktarmaktadırlar.
Özelleştirme adı altında devletin en kârlı kurumlarının değerinin çok altında satılması, devletin yerini ve gücünü çok uluslu şirketler almıştır. Bu şirketler ülkenin gelirini yurt dışına aktarmaktadır.
Yukarıda sıralamaya çalıştığımız bozuk düzenin, düzene sokulması için “Milli Ekonomik Modeli” tezini uygulamaya koymak gerekir. Çünkü bu model gelir düzeyindeki uçurumları kaldırarak herkesin insanca yaşamasını sağlayacak modelidir. Bu modelde toplanan vergiler, alt düzey ekonomiye sahip insanları korumaktadır. Çünkü sosyal devlet anlayışı ile uygulandığı zaman dar gelirli insanlar desteklenmiş olacaktır. Bu yaklaşım gelir düzeyi yükseltilen kesim de istenilen düzeyde tüketecek ve gerekli ihtiyaçları karşılamak için yeni pazarlar kurulacaktır, üreticide kazanacaktır.
Yoksa ben mi yanılıyorum?