DEVLETİN Mİ, HÜKÜMETİN Mİ VALİSİ!


Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık’ın önceki gün İl Genel Meclisi toplantısına bilgi vermeden  sürpriz bir şekilde giderek toplantıya katılıp başkanlık yapması ve Araklı Kaymakamlığı binası için  aylardır krize dönüşen ödenek   olayına el koyup  meclisten ödeneği çıkartması gündeme oturdu..


Bu bazı çevreler için ‘Ne gerek vardı?’ denerek sürpriz  hatta yersiz olabilir!..


Ama aslında hiç de öyle değil..


Şehrin Valisi doğal olarak İl Genel Meclisi’nin de başkanı konumundadır.


Bu bir..


İki..


İstediği zaman  toplantıya gider, istediği zaman toplantıya katılır, istediği zaman görüşlerini belirtir, istediği zaman devlet ve yürütme adına tartışmalara nokta koyar ve de alınacak kararlarda ‘Sorumlu benim’ diyerek etkin rol oynar!..


Bunun başka izah tarzı yok!..


Yani Vali Kızılcık, krize dönüşen olay karşısında görevini yapmıştır!..


Çünkü yarın hesabı hükümete verecek olanın  kendisi olduğunu biliyor. 


Bir şehrin valiliği yan gelip yatma yeri  değildir!.


Bizzat  şehirdeki icraatların içinde olan, hükümet adına hizmetleri denetleyen ve  şehrinin her alanda  önünün açılması için uğraş verendir..


Yoksa vay toplantıya nasıl gelir, nasıl katılır veya alınacak karar için   nasıl dayatma yapar?  gibi sözlerin hiç  bir önemi yoktur. Eğer siz, 30 yıllık bir kaymakamlık lojmanına kat atmak için İl Genel Meclisi’nden 100 bin TL talep eden Kaymakam’ın isteği karşısında aylardır bir kriz ortamı yaratmış,  bu sorunu çözememişseniz  ve o sorun kamuoyuna mal olmuş ise...


Ve İl Genel Meclisi’ni kamuoyu  önünde böylesine bir konuda tartışır konuma getirmiş ve bu olayı kocaman bir ilçenin elinde malzeme yapmışsanız; o şehrin valisi ‘Yeter artık’ dercesine gelir, baskın da yapar, toplantıya da katılır ve o sorunu işte böyle çözer!


Çözmezse zaten hatalı olur!


Özellikle son yıllarda İl Genel Meclislerinde şehirlerdeki valilerin sanki  hiçbir  hükmü yokmuş gibi hava estirenleri görünce, Trabzon Valisi Sayın Dr. Recep Kızılcık’ın Araklı’da ve İl Genel Meclisi’nde kanayan yara haline gelen bu olaya el koyup,  bir de  toplantıya ani bir şekilde katılıp ödeneği çıkartmasının anlamı daha da büyük olmuştur!


Demek ki İl Genel Meclislerinde  Vali de vardır!


Çünkü kimin parası kime verilmiyor? anlaşılır gibi değil!


Sanki ödenek, 30 yıllık eski lojmana kat atmak isteyen kaymakamın şahsına veriliyor. Zannediliyor ki yarın giderken sırtında o lojmanı alıp memleketine götürecek!


İyi niyetler suistimal edilmemeli..


Vali  Kızılcık bunu görmüştür!


Kendi kendinizi yıpratmayın!..


‘Seçimle geldik.. Biz İl Genel Meclisiyiz, biz  Encümeniz bize kimse karışamaz’  sözlerini  geçin!..


Çünkü İl Genel Meclislerinin alacağı bazı kararın öyle anları vardır ki  direkt hükümeti de ilgilendirir ve Başbakan’ın masasının üzerine de gelir!.


Bu Araklı  olayı neden böyle olmasın!..


Bir ilçedeki parti tabelasının dahi   kırık dökük olduğunu görüp not alarak Ankara’dan  telefonla arayıp  ‘Başkan nedir bu parti tabelasının hali’ diye uyaran bir Başbakan varsa,  gerisini siz düşünün! 


Valilerin şehirlerde Başbakan’ın ‘eli, kulağı, dili’ olduğu artık aşikardır!


Bu  noktada son yıllarda tartışma gündemine oturtulan en önemli konuların başında gelen, illerde görev yapan valilerin  devletin mi yoksa hükümetin mi valisi oldukları? sorusunun cevabı da o nedenle  çok kolaydır aslında!


Şöyle bir bakıldığı zaman tartışmaya bile mahal vermeyecek bir konu!.


Çünkü yersizdir!..


Valiler elbette devletin valisidirler!


Peki devleti yürütme olarak kim temsil ediyor!


Hükümetler..


O nedenle valiler elbette devletin valisi oldukları gibi hükümetlerin de icraatlarını uygulayan, emirlerine uyandır!


Yani bir başka deyişle hükümetlerin de valisidirler!.


Laf cambazlığı yapmaya hiç gerek yok!”


Bu açık ve nettir!.


Devlet adamı olarak hükümetlerin getireceği yatırımların uygulanmasını takip eder, bürokratları yeri ve zamanı geldiği an yürütme adına da uyarır. İyi çalışıp bölgesinin, şehrinin, beğenisini ve takdirini kazandığı zaman da doğal olarak bu hükümetlerin karnesine yazılır!..


O nedenle valililer Cumhurbaşkanı’nı temsil etseler de  icraatların başı olan Başbakan’a karşı her gün 24 saat direkt sorumludurlar!. O nedenle devletin valisi mi, hükümetin valisi mi gibi  tartışmalara hiç ama hiç gerek yoktur!..


Trabzon Valisi Dr.Recep  Kızılcık da böyledir..


Benim gördüğüm en önemli fark;  Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık bu şehirde iktidarın,  bakanın  hizmetlerini, yatırımlarını anlatma noktasında hem de Başbakan’ın çizdiği vizyon boyutunda yerel siyasetçilerden çok daha  önemli işler yaptığıdır!


Zaten bunu da ‘Şehrin gelişmesine  katkı sağlamak, hizmetleri anlatmak, vatandaşa doğruları söylemek, benim görevim’ diyerek de saklamıyor..


Yani Vali Trabzon’da sahada!..


O açıktan söylemese de ‘Önce insanım, sonra devletin valisiyim’ deme noktasında Başbakan Erdoğan’a büyük bir sempati, sevgi ve saygı duyduğunu açıkça gösteriyor!..


Her açıdan şeffaf bir Vali portresi Trabzon’da var..


Son İl Genel Meclis olayı küçük bir ayrıntı olsa dahi büyük bir detaydır!