Eğitim üzerine



Eğitimi tek yönlü olarak düşünmek yanlış olur. Bazı kurumlar gelecek nesillere mesleki eğitim verir, bazı okullar ise bir sonraki okula hazırlık için genel bilgi ve kültür aşılar. Bunun dışında yetişkinler eğitimi var ki bu başlı başına ayrı bir yapıyı oluşturur. Bu eğitim kişilerin bakış açısını değiştiren, karşılıklı etkileşimi sağlayan bir süreçtir.

Eğitim, üretim içindir. Gençlerimizi üretime dönük eğitiyor muyuz? Sorusunun yanıtı sanıyorum ki eğitim uzmanlarınca olumlu yanıt bulamaz. Çünkü eğittiğimiz öğretmenler ezbercidir. Üretme becerileri yoktur.  Çünkü ezberlediği o bilgiler, zamanla unutulup gidecektir. Önemli olan, eğitimle toplumun “altın ağacı”na yani toplumun sorunlarına ters düşmeden doğru yolda yürümektir. Doğadan çevremizden kopuk eğitim boşuna harcanan zamandır.

Özellikle ilkokullarda verilen ödevler çocuğu okuldan, öğretmenden ve dersten uzaklaştırıyor. Peki, bu ödevleri tek başına bir öğrencinin başaramayacağını o ödevi veren öğretmen bilmiyor mu? İşte işin çıkmaz sokağı burası. Anne, baba; olmazsa komşulardan bir bilen, o çocukla beraber oturacaklar ve saatlerce test çözecekler. Peki, güzel de bu kadar ödevin öğrenciye eğitim açısından katkısı ne?

Yıllardır diyorum ki:

Üniversitelerde üniversite düzeyinde derslerin verilmesi elbette ki arzulanan bir oluşum. O öğretim üyeleri öğrencisine kendi branşları ile ilgili bilgi değil kültür veriyorlar. Belki de yaşamında karşılaşmayacağı bilgilerle de donatılıyorlar. Amaç kişinin görüş açısını genişletmektir. Ancak esas uygulanacak bilgiyi  o konuda pratiği olan kişiler vermelidir diye düşünüyorum.

Öğretmen yetiştiren fakültelerde ilkokul, ortaokul, lise düzeyinde o konu nasıl işlenecektir? Bu bilgiden yoksun bırakılan bir öğretmeni sınıfa soktuğunuzda sudan çıkmış balık gibi oluyor. O kendine güvensizdir. Öğrenciye ne kadar bilgi aktaracaktır? Bu gel gitlerle birkaç yılı gelip gider. Onun için sınıf öğretmeni yetiştiren okullarda bir de deneyimli ilkokul öğretmenleri, liselerde lise öğretmenlerinden yararlanılarak işin pratiği öğretilmelidir. İşte mesleki bilgi bence o deneyimli öğretmenlerin verdikleridir.

Staj konusuda irdelenmeli bence. Staj boşa zaman harcamaktır ülkemizde. Zaman öldürmektir. Ne staja giden kişi ne de staj görevlisi ciddiyetle işe eğilmiyor.
 
Milli Eğitim Bakanlığı umarım çağın koşullarına uygun bir sistem çıkarır ortaya. Aksi halde yazık olur ülkemize, insanımıza.

Bilmem görüşlerime katılır mısınız?