☰
✕

EKONOMİK VAATLERİN KAYNAĞI VAR MI?


Emekli, işçi ve memur kesimi başta olmak üzere toplumun çok büyük kısmının derdi ve beklentisi ortada.
Çalışan emeğini almak istiyor, işsiz de aş ekmek talebini dile getiriyor
3 milyona yakın resmi kayıtlı işsizin olduğu ülkemizde asgari ücret maaş alan ve taşeron firmalarında çalışan binlerce insanda ücretlerinin iyileşmesini istiyor.
Bu elbette çok doğal bir talep.
Vatandaş önce karnım doysun istiyor, önce çocuklarımı okutayım diyor, başımı sokacağım evim yurdum olsun bekliyor.
Demokrasi, insan hakları ve adalet kavramları bile geçim sıkıntısının çok gerisinde kaldı.
Terör ve ekonomi vatandaşın tek gündemi.
Bu gündemin farkında olan siyasi partiler seçim kampanyalarında bir-birinden güzel ve müjdeli haberleri seçmenle paylaşıyor.
Asgari ücret artacak diyenlerden, taşeron işçilerine kadro gelecek diyene kadar, memur-işçi ve emekli maaşlarına zam gelecek diyenden, sosyal haklar noktasında büyük kazanımlar olacak diyene kadar bir çok vaat var.
Her partinin kendine göre bir vaadi ve sözü var.
Arada işin tadını kaçırıp seçmenle alay edenleri kenarı koyarsak hepsinin açıklamaları oldukça yerinde ve kulağa hoş geliyor.
İster tek başına ister koalisyon hükümeti..
Kim iş başına gelirse bu vaatleri mutlak yerine getirmek zorunda.
Çünkü özellikle dar gelirli vatandaşın, işçi ve emekçinin, esnafın ve emeklinin daha dayanacak gücü kalmadı.
Bin beş yüz TL maaş verdiğiniz adama “Bu parayla ev kirası ver,çocuk okut,ihtiyaçları karşıla, elektrik-su-doğalgaz parası ver” demenin ne kadar akılları zorladığının herkes farkındadır!
Bu ülkenin güzel insanları onurlu-namuslu ve huzur içinde yaşamak istiyor.
Evine helal ekmek götürüp şerefli bir hayat sürdürmek istiyor.
Bunun ötesi yok!
Siyasi partilerimiz seçmenlere ekonomik vaatlerde bulunurken akılcı mantıklı ve kaynağı belli olan projelerini ortaya koymalı.
Yapamayacakları sözleri verip milyonlarca insanın hayalleri umutları ve yarınları ile oynamamalı
       
***

TRABZON’UN FETHİ VE AĞABEY GÖREVİ

Bugün Trabzon’un Fethinin 554. yıldönümü..
Bu anlamlı günde tarihimizin önemini ve değerini bir kez daha hatırlamak gerek
Bugünlere öyle kolay gelinmedi.
Tarih bilincini kaybeden uluslar kendi kimliklerini de inkar eder.
4 bin yıllık tarihi geçmişe sahip Trabzon 2015 Türkiyesinde artık kabuğuna sığmıyor.
Trabzon’un stratejik önemini anlatmaya gerek yok.
En önemlisi ise bölgedeki ağırlığı
Trabzon şehri fethedilince, Trabzon imparatorluğuna tâbi Giresun’dan Hopa’ya kadar bütün yerleşim yerleri Osmanlılar’a katılmıştı.
 Bölge sancak olarak teşkilatlandırıldı.
 Torul ve Canca kaleleri ile havalisi (Kürtün’ün sahil kesimindeki yerleşim yerlerinin haricindeki yerler) 1479 tarihinde Rakkas Sinan Bey tarafından zaptedilerek Trabzon sancağının fethi tamamlandı.
Trabzon bu bölgenin bugünkü konumuyla ağabey görevinde.
Trabzon ne kadar güçlü olursa ne kadar büyürse komşu ilerde bundan o kadar faydalanacaktır.
Büyükşehir Trabzon’da bu anlamda büyüklüğü göstermeli.