Ergenokon destanı'dır karadeniz tünelleri..



Biz yazalım, sizler de muhalif bir ağızdan hizmetin nasıl övüleceğini okumuş olun..

Hopa-Borçka arasını yaklaşık 20 km kısaltan tünel 3 yıl önce başlatılmış, iki tüpten birinde ışık görünmüş, ikinci ışık için gün sayılmaktadır.

Bu tünellerle geçit vermez Cankurtaran kuzu kesilecek, o amansız duruşu araçlara tehdit olmaktan çıkacaktır. Borçka'dan sahile 45 dakikada varan araçlar 20 dakikada Hopa'da olacak; hem zamandan kazanacak hem de zor doğa koşullarından insanlar kurtulmuş olacaklar. Şimdi bu hizmeti muhaliflik adına görmezden gelmek hakkaniyetin elini sıkmamak anlamına gelir ki bizim gibi bir insana yakışmaz.

Ovit Tüneli ise adeta bir destanın yeniden yazılması gibi bir şey. Rize ile bağlantıları açısından öksüz bir çocuk gibi boynu bükük kalan İspir, yeniden başını kaldırıp gülecek, istediğinde sahilde çay içmek iştiyakını bu sarp dağların arkasında kapana kısılmış gibi yaşayan nice insanlar, Ergenekon'dan çıkışı efsanesini hayatlarında müşahhaslaştırabileceklerdir.

Araklı Bayburt Tüneli de bu saydıklarımızdan geri değil. Bayburtlu Zihni sazıyla ‘Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş’ türküsünü ‘Tüneller açılmış yollar kısalmış, denizin havası ciğere dolmuş’ şeklinde yeni üretimlerle şekillendirip umulur ki uhrevi alemden bizlere fısıldayacaktır, kim bilir?

Bu hizmetlere bir de Maçka Gümüşhane Tüneli eklenirse ki süreç  devam ediyor; demek oluyor ki balina dört yerden zıpkını yiyip katil duruşunun yıllardır görmediği ceremesini çekmiş olacak.

Çalışmaya, insanların rahatlık içinde hayatlarını idame etmelerine vesile olanlara, siyasi körlüğe düşmeksizin takdirlerimizi iletir, teşekkür ederiz.

Yazarlıktaki ilkemle sözlerimi tamamlıyorum. Eleştirirken namuslu olan överken de namuslu olur..