EŞEK (ANGIRTAN) ANIRTAN YOKUŞU!..


O yokuşun dibinden başına yaklaşık iki üç dakikalık bir zamanda tırmanabilir insan. İşte tırmanış esnasında zihnimizde dönüp duran meseleler bu yokuşta pişirilir, son şeklini ise düzlemeye çıkınca alır.
Memleketin hal-i pürmelalini, kişisel ihtiras ya da beklentilerimizin hepsini beynimizde yora yora tırmanırken hem zihnen hem de bedenen tıkanır nefesin. Hele de Türkiye'nin bitmez tükenmez meseleleri akşamdan haber olarak dolmuşsa dimağına, deli gibi mırıldana mırıldana çıkmak yaraşır bu namıdiğer eşek angırtan yokuşunu. Öyle ya bedeni bu kadar yoran yokuş, düşünceyi boş bırakırsa ayıp eder vallahi..
Kaçırılan çocuklar meselesi..
Eskişehirspor'un şikeyi itiraf etmesi..
Balyoz, şike davasının başkomiserinin yetkilerinin alınması..
Hacıosmanoğlu'nun Sadri Bey'i mahkemeye vermesi..
Bir bomba da UEFA’nın TFF ve FB’ye soruşturma açması..
Bir öğretmenin bir çocuğu çiğnercesine dövdüğü iddiasının ileri sürülmesi..
İşte rampadaki Türkiye gündemi..
Şahsi ödemeleri paylaşmam yersiz olur. İç özlemlerimi ifade etmem de yakışık almaz.
Ama bütün tasavvurların şahididir eşek angırtan yokuşu..
Bu yokuşun ismini Trabzon'dayken değil de Arhavi'de tapu müdürü olan Hacıkasımlı birinden öğrendim.
Şimdi anıracak eşek kalmadığından unutulmuş bu isim herhalde.
Eşek kalmadı dediysem sıfırlamayın eşekleri..İllaki baki bir eşeklik iner çıkar oradan..
Neyse eşek angırtan yokuşu dediğimde angırtmayı anırmak manasında yerel şekliyle kullandım..
Zira sözcüklerin cibiliyetini iyi bilirim.