FARABİ’DE AMAÇLANAN NEDİR?

KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesinde beklenen oldu ve Sağlık Bakanlığı tarafından hastanedeki olumsuz tabloyla ilgili rapor hazırlaması için 10 kişilik ekip görevlendirildi. Sahi, Sağlık Bakanlığı bu duruma gelene kadar neredeydi? Neden bu tarih beklendi? Bunlar haklı sorular olmakla birlikte Farabi’yle ilgili gideremediğimiz şüpheleri ifade etmek mecburiyeti doğdu. Ne yazık ki bu şüpheleri Farabi’deki sorunları TBMM’ye taşıyan muhalefet partisi milletvekilleri de dile getirmedi. İktidar partisinin sözcülerini mevzubahis dahi etmiyoruz.

Bu şüphenin başlangıcında Farabi’nin bu duruma kasıtlı bir şekilde getirilmesi yer alıyor. Bu bir şüphe ve biz bu şüpheyi kaydetmekle vazifeliyiz. Üniversite hastaneleri, sağlık sektörünün en önemli dinamiğidir ve yıllarca görevlerini lâyıkıyla ifa etmiştir. Üniversite hastanelerinin hantallaşmasının faturasını hastanelerinin kendisine kesmek ne derece haktır, bunu da ayrıca tartışmak gerekir.

Farabi’nin son yıllarda profesyonelce yönetilmediğine kanaat getiriyoruz. Ancak sanki başka eller daha var ki hastanedeki olumsuz tabloyu daha da ileriye taşıyarak krizi bugünkü seviyeye tırmandırma gayreti taşıyor. Amaç, doğrudan yapılamayan “üniversite hastanelerini” Sağlık Bakanlığına devretme operasyonu mu? Eğer böyle bir operasyon söz konusu ise bunun yöntemi halkın sağlık hizmetine darbe vurup hastaneyi böylece itibarsızlaştırarak sancılı bir süreç geçirtmek midir?

Farabi’nin kaderi şimdi hazırlanacak raporda... En garibi ise KTÜ’nün tıpçı rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal’ın tüm bu gelişmeler karşısında sessiz kalması... Kamuoyu, Rektör Baykal’ın tavrını merak ediyor. Farabi önce Bakanlığa devredilip ardından şehir hastanesinin kurulmasıyla diğer kentlerdeki kaderin Trabzon’da da tecellisiyle birlikte kapısına kilit mi vurulacak? Birileri bunu açıklamalıdır. Farabi’deki sıkıntıları, dertleri dile getiren muhalefet bu noktayı nasıl pas geçmektedir?

Tıp Fakültesi, devlet tarafından desteklenmeli ve yine örnek bir hastaneye dönüştürülmelidir. Farabi’nin Bakanlığa devri çözüm değildir! Betona yatırılan paralar, Türk insanının sağlığından esirgenmemelidir. Vatandaşımız tahlil yaptıracağı, röntgen çektireceği ve her tıbbî işlem öncesi kredi kartını verip en insanî haklarından olan sağlık hizmeti karşısında müşteri durumuna düşürülmemelidir!

Saygılarımla...