FARK YARATAN TRANSFERLER ŞART

FARK YARATAN TRANSFERLER ŞART

Trabzonspor transferde fırtına gibi esmeye devam ediyor. Yeni transferler teker teker açıklanıyor. Elbette bu transferlerden umutluyuz. Ancak Trabzonspor'un, rakiplerini kolay geçebilen, adam eksiltebilen ve yaptığı driplinglerle tek başına maç kazandırabilecek oyunculara ihtiyacı var. Yetenekli bir oyuncunun takıma neler katabileceği ortada. Bu nedenle bu tarz futbolcuları kadronuza katmadığınız sürece, yapılan birçok transfer ne yazık ki beklenen karşılığı vermeyebilir. Çok sayıda oyuncu almak yerine, iş bitirici ve fark yaratabilecek isimlere yönelmek Bordo-Mavili takım adına daha doğru bir tercih olacaktır. Aksi takdirde yarıştığınız kulvarlarda hedefe ulaşamamanız ve yolda kalmanız maalesef sürpriz olmaz. Bizden uyarması...

........

MUSTAFA’NIN SUÇU NE?


A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella'nın Dünya Kupası için yaptığı oyuncu tercihleri yine büyük tartışmalara neden oldu. İstanbul takımlarında hiç forma giymemiş ya da geçmişte İstanbul ekiplerinde oynamış bazı futbolcular milli takıma çağrılırken, Bordo-Mavili takımın başarılı oyuncularından Mustafa Eskihellaç kadroya dahil edilmedi. Bu kadar adaletsizlik olur mu? Eğer Mustafa Eskihellaç bugün Fenerbahçe ya da Galatasaray forması giyiyor olsaydı, bırakın kadroda yer almayı, büyük ihtimalle ilk 11'in değişmez isimlerinden biri olurdu. Ne söyleyeceğimizi bilemiyoruz. Bu milli takım hepimizin. Ancak bu tür adaletsiz uygulamalar bizleri gerçekten çok üzüyor ve canımızı sıkıyor.
.......

HERKESİN SORUMLULUĞU VAR

Trabzonspor’da yeni bir şampiyonluk hikayesinin temelleri atılıyor. Ancak büyük başarılar yalnızca sahada kazanılmaz; tribünlerin ve camianın da bu yürüyüşe ortak olması gerekir. İşte tam da bu noktada, Bordo-Mavili renklere gönül veren taraftarlara önemli bir görev düşüyor. Satışa sunulan kombine biletlerin ilgi görmesi gerekiyor. Çünkü dolu tribünler, şampiyonluk yolundaki en büyük itici güçlerden biridir.
Özellikle iş dünyasının önde gelen Trabzonsporluları bu süreçte sorumluluk almalıdır. Yüzlerce, hatta binlerce kombine satın alarak durumu el vermeyen taraftarlara ulaştırmaları hem camiaya güç katacak hem de dayanışmanın en güzel örneklerinden birini ortaya koyacaktır. Trabzonspor sevgisi yalnızca sözle değil, böyle dönemlerde gösterilen fedakârlıklarla da anlam kazanır.
Kim taşın altına elini koyuyor, kim camiasının yanında duruyor, hep birlikte göreceğiz. Elini taşın altına koyanları alkışlayacak, Trabzonspor için mücadele eden herkese hak ettiği değeri vereceğiz. Biz inanıyoruz ki bu sezon Trabzonspor’un sezonu olacak. Başarı geldiğinde herkesin bu zaferde bir payı olmasını istiyoruz. Bu nedenle kombine satışlarında büyük bir artış bekliyoruz. Çünkü Trabzonspor’un büyüklüğü yalnızca sahada değil, tribünlerde ve camianın kenetlenmesinde de ortaya çıkar.
Şimdi birlik zamanı. Şimdi Trabzonspor’a sahip çıkma zamanı.
...........
BİR HAKSIZLIK DAHA

Trabzonspor’a yapılan haksızlıkların ardı arkası kesilmiyor. A takım düzeyinde Bordo-Mavili camianın üzerine oynanan oyunlara artık alışmıştık. Ancak şimdi sıra altyapıya da gelmiş gibi görünüyor. Bordo-Mavili ekibin üst üste elde ettiği başarılar belli ki bazı çevreleri rahatsız etmiş olacak ki, Trabzonspor U19 takımının da önü kesildi. U19 Ligi’nde şampiyonluk ipini göğüsleyen Trabzonspor, normal şartlarda Avrupa maçlarına katılma hakkı kazanmıştı. Ancak adeta Trabzonspor Avrupa’ya gitmesin dercesine Play-Off sistemi devreye sokuldu. Play-Off maçlarının ardından Trabzonspor’un Avrupa’ya katılma hakkı elinden alınmış oldu. Bordo-Mavili takım Avrupa’da mücadele etmeyecek; şimdi mutlu oldunuz mu? Koskoca bir yılın emeği, tek bir maçın sonucuna bağlı olarak yok sayıldı. Peki, başka bir takım şampiyon olsaydı bu Play-Off sistemi yine uygulanacak mıydı? İşte asıl sorulması gereken soru bu. Bu kadar da olmaz. Nedir bu Trabzonspor düşmanlığı? Doğrusu anlamakta zorlanıyoruz.
…………………
TRABZONSPOR’DAN
BİR EDİN VİSCA GEÇTİ

Alkışlarla Uğurlanan Bir Karakter: Edin Visca. Türkiye’ye transfer olduğu günden itibaren adından sıkça söz ettiren Bosnalı yıldız, uzun yıllar boyunca büyük takımların transfer listelerinde yer aldı. Her transfer döneminde adı Trabzonspor ile de anılıyordu. Bordo-mavili kulüp, Visca’yı şampiyonluk sezonunun devre arasında kadrosuna kattı. Visca, kariyerindeki parlak performansını Trabzonspor’da tam anlamıyla sahaya yansıtamasa da takımına önemli katkılar sundu. Sık sık sakatlıklarla mücadele etti ve zaman zaman performansındaki düşüş nedeniyle forma şansı bulmakta zorlandı. Buna rağmen, özellikle şampiyonluk sezonunda kritik bir rol üstlendi. Başta Galatasaray maçı olmak üzere birçok önemli karşılaşmada attığı kritik gollerle ve performansıyla şampiyonluk yolunda takımına büyük katkı sağladı. Başta Galatasaray maçı olmak üzere birçok önemli karşılaşmada attığı kritik goller ve ortaya koyduğu performansla, şampiyonluk yolunda takımına büyük katkı sağladı. Mücadeleci yapısı, profesyonelliği ve efendi kişiliğiyle Trabzonspor taraftarlarının gönlünde yer edinen Visca, bordo-mavili camiadan güzel hatıralar bırakarak ayrıldı. Edin Visca, Trabzonspor tarihinde her zaman saygı ve sevgiyle hatırlanacak isimlerden biri olacaktır.

…………………………
ÖNCE ADALET

Türk futbolunda öncelikle adil bir yapı oluşturulmalıdır. Bu yapı kurulmadığı sürece Türk futbolunun ilerlemesi mümkün değildir. Hakemlerin görevlerini rahat bir şekilde yapabilecekleri bir ortam sağlanmalıdır. İstanbul'un üç büyük takımı olan Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin maçlarında da hakemler gördüklerini cesurca çalabilmelidir. Hakemler, bu takımların aleyhine de olsa doğru karar verdiklerinde mesleklerini kaybedecekleri endişesini taşımamalıdır. Çünkü yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz. Yeni sezonun başlamasıyla birlikte bu üç kulübün hakemler üzerindeki baskıları ve açıklamaları da gecikmeden gündeme gelecektir. Hakemlerin arkasında güçlü bir destek mekanizması olmadığında, düdüklerin büyük takımlar lehine çalması kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu şartlar altında adil bir rekabet ortamından söz etmek mümkün değildir. Bu düzen değişmelidir. Türk futbolunda gerçek anlamda adaletin sağlanabilmesi için hiçbir takıma ayrıcalık tanınmamalı ve tüm kararlar eşitlik ilkesi doğrultusunda verilmelidir.