FİKİR NAMUSU SİYASETE FEDA EDİLEMEZ!
Herkes konumunu ve konusunu bilmek durumundadır.
Tarihi meseleleri ekonomistler, ekonomik meseleleri sosyalbilimciler, hukuku gazeteciler, sporu amalar yorumlarsa orada izanın şimendiferi yol alamaz.
Hiç kimse yerinde duramıyor.
Yerinde duramadığı için de ağırlık oluşturamıyor.
Akademik olgunluk yerini her konuda dolgunluğa terk ediyor.
Ortaya tam bir hercümerç tablo çıkıyor.
Konuştuğunda tam bir imanla bağlanacağımız adam sayısı bu nedenle giderek azalıyor.
Bizi aydınlatmasını beklediğimiz yetkin ağızlar, sürekli başka sahaların sakızını çiğneyerek kendini var kılan ana duruş noktasından sapmalar gösteriyor.
Bazen emir komuta zinciri içinde bu kişilerin ehliyetini, telkin etmesi gereken fikirlerin emrine veren bir anlayışa ram olunduklarını da görürüyoruz.
Böyle bir düşkünlük, fikir erbabını itibar anlamında aşındırır.
Ona olan itimadı sarsar.
Onu çok değerli konumundan zelil bir konuma indirger.
Türkiye hakikaten bir kafa karışıklığı yaşıyor. Bilenlerle bilmeyenler arasındaki dengeyi kuramıyor. Her kafadan, konusuna hakim mi gerçeğine bakılmadan bir ses çıkıyor.
Bu sefil fikir ortamından kurtulmanın çaresi aslında belli. Uzmanlığının dışındaki koulara seni memur etseler de girmeyeceksin. Siyasi ikbal uğruna senin fikir namusunu kirletmeye yeltenenlere asla kapı aralamayacaksın.
Bir yerlere ulaşmak için her yolu mübah sayanlar, bu makyevelist duruşlarıyla birçok şahsiyeti kendilerine yem etmekten çekinmezler. Bu itibarla siyaset sansarlarının kazanına düşmemek gerekir.
Çünkü senin birikimlerin öyle kolay heba edilmeyecek kadar değerlidir. Bu bilinçle hareket edilirse ülkedeki her alanda görülen kıble kaçakları yaşanmaz.