Şu yaşıma geldim fındık üreticisini böyle mahzun görmedim. İçi kan ağlıyor, ama dışa vurmaya yüreği yetmiyor. Oysa, hem seçimde ve hem de referandumda tam destek verip AKP iktidarının arkasında duran fındık üreticisi belki de utancından sesini çıkaramıyor mu dersiniz?
Ne olursa olsun, üreticinin pişman olduğu duruşundan ve gösterdiği sabırdan belli.
Bu biraz da, fındık konusuyla ilgilenen, üreticinin sıkıntısını paylaşan olmayışından kaynaklanıyor belki de...
Üreticini ruh halini/durumunu;
"İneceğim dereye
Kuma sarılacağım.
Ettim kendi kendime
Kime darılacağım"
dizeleri belirtiyor ama, bunu ifade edecek irade yok ortada.
***
Fındığın her durumda sahibi olan üretici, kendisinin kuruduğu Fındık Tarım Satış Kooperatifleri'nin ve onun bir üst kuruşu FİSKOBİRLİK'in bir kenara itilip, kendisine rakip çıkarılan Toprak Mahsülleri Ofisi'nin (TMO) ürün alımıyla görevlendirilmesine ses çıkarmamasının anlamı ne olabilir acaba?
***
Geçtiğimiz Haziran ve Temmuz aylarının 45 gününü Avrupa ülkelerinde yaşadım.
Gözlemlediğim o ki, altın gibi bir ürünümüz olan fındığın değerini bilmiyoruz. En başta üretici böyle bir ürünün sahibi olduğunun bilincinde değil.
Avrupa'da büyük marketlerde gördüm, kavrulmuş 350 gram fındığın paketi 6.95 AVRO'dan satılıyor.
Kilosu 19.85 AURO... Bizim paramızla 81.- TL...
***
Hiç birbirimizi kandırmaya kalkmayalım. Dünya tarımında fındık ürününün baş üreticisi Türkiye... Ama bu değerli ürünün dünya fiyatını Türkiye belirlenemiyor.
Neden?
İş bilmemezlikten... Fındık borsası Avrupa'da Hamburg'ta kuruluyor, her yıl fiyatı orada belirleniyor. Siyasilere kalırsa her seçimde borsanın Türkiye'de kurulacağı ifade ediliyor. Ama unutuluyor.
Aha şurada iddia ediyorum: Türkiye'nin ürettiği fındık kendisine yetmez. Kabuklu fındığın fiyatı hiç bir zaman 20 liradan aşağı düşmez.
Peki ne yapmak gerekir?
Onu yarın yazacağım.