FUTBOL Ve SİYASET YAZI TURA!..


Ödenecek borçlarımızın tasasını çekmek yerine bu takıma duyduğumuz tutku bizi her seferinde başka başka taraflara savuruyor. Hayatı üzerine kurduğumuz en anlamlı duygu, tırpan yedikçe bizim bedenimiz kanıyor, ruhumuz yara bere içinde kalıyor diğer yardımcı duygular da onunla beraber anlamsızlaşıyor.
Varsayalım AK Parti'liyim ve 6-0 yaparak seçimi aldık ve aynı anda Trabzonspor'un fecaat bir yenilgisi geldi.. Ben şahsıma söylüyorum bir gıdımlık mutluluk duymam. Bana ne birilerinin Ankara yolculuğundan diye düşünürüm.
İnanıyorum birçok Trabzonsporlu da benim gibidir.
Kitle partisi yerine misyon partisi taraftarı olsam yine böyle bir ortamda yüzüme gülücük düşmez.
Sinir sistemimiz huzuru, mutluluk hormonumuzun salgısı hep bu takıma bağlı..
Hele hayalkırıklığı yaratan bir oyun oynanmışsa sonuçtan da öte büyük bir içe dönük çöküş oluşur bünyemizde. Karadeniz'deki kanser vakalarının fazlalığında bu takımın aldığı neticeleri araştırmacılar şaka saymasın.
Dün öğle saatlerinde evden çıkıp gazeteye gelirken birçok dosta rastladım. Hepsi sinirli ve üzgündü. Senetini ödeyememiş insan bile kendi ekonomik çıkmazından çok  takımın fecaat futbolundan müteesirdi.
Bu takımın oyuncularına birileri bu şehirde yenilginin yarattığı travmayı anlatması, kendi zevkleri için milyonları kahretmeye haklarının olmadığını anlayacağı dille aktarması gerekir. Sözde değil özde bir benimseme ile bu formayı giyeceklerse giysinler aksi halde verdiğimizi her kuruşun kursaklarında takılacağını bilmeleri sağlanmalıdır.
Trabzonspor'da kimsenin parası kalmaz. Herkes bir şekilde parasını alır. Maddi gecikmeler gerekçe gösterilerek bu yenilgileri açıklamaya kalkmak daha büyük bir yaradır.
Asgari ücretle geçinen insanların halini düşünmeden öyle anlamsız bahaneler kimseyi suçundan arındırmaz.
Karakterli olmak için maddi güce ihtiyaç yok. Evinde çorban pişiyorsa, kimseye boyun eğmeden hayatiyetini sürdürebiliyorsan karakterli olmak için şartlar tamamdır. Hangi oyuncu ya da siyasetçi, bu asgari şartlar yok diyebilir!
Halkın varlığını sömürüp bu halka bir de eziyet etmeye kimsenin hakkı yoktur.
Gecenizi gündüzünüze katın, bu takımı hiç kaybetmeyecek bir takım hüvviyetine büründürün. Bunu Türkiye şartlarında sağlamak zannedildiği gibi olmaz bir şey değil. Önce samimiyet, sonra misyon ve vizyon yüklemesi ile başarılacak bir şey..
Bir eksik adım, bir eksik depar, bir sorumsuz hareket nelere maloluyor diye düşünmeyen insanlara ben benim oyuncum diyemem. Rakibin 35'lik Erdal'ı, 41'lik Webo'su senin kovduğun kaleci Ahmet'le Uğur'u yıldız yapanlara milyon eurolar vermek aptalların dahi yapmayacağı işlerdir. Futbolda yenilgiye bir şey demiyorum. Adam gibi yenildiğimiz Galatasaray maçı buna örnektir. Adam gibi yenilmemeyedir benim isyanım.