GEREKSİZ GERİLİM

Trabzonspor–Fenerbahçe maçı kamuoyunun haftalardır yüklediği gerilimin aksine son derece sakin, hatta fair-play çerçevesinde tamamlandı. Sahada tansiyon yükselmedi, tribünlerde taşkınlık yaşanmadı, futbol konuşuldu ve maç bitti. Oysa maç öncesi oluşturulan atmosfer sanki bambaşka bir senaryoya hazırlanıyordu.
Fotoğrafa baktığımda aklıma ister istemez 1995-96 sezonu geldi. Trabzonspor’un şampiyonluk yarışında yaşadığı o baskı dolu günler… Çatılara yerleştirilen keskin nişancılar, kilometrelerce uzayan polis kordonları, adeta “niye nefes alıyorsun?” dercesine kurulan bir stres iklimi… O dönem yaşananların izleri hâlâ hafızalarda taze.
Bugün ise sahadaki tabloya baktığınızda, biraz sosyal tecrübesi olan herkes bu maçın negatif bir hikâyeye dönüşmeyeceğini rahatlıkla öngörebilirdi. Takımlar arasındaki rekabet elbette büyük; ancak sahadaki oyuncu profili, teknik ekiplerin yaklaşımı ve sezonun gidişatı bu karşılaşmanın kontrolden çıkacak bir zemine sahip olmadığını açıkça gösteriyordu.
Buna rağmen şehirde oluşturulan yüksek güvenlik görüntüsü, Trabzon’un ruhuyla örtüşmeyen bir tablo sundu.
Trabzon’un hassasiyetini test etmeyin
Trabzon, futbolu tutkuyla yaşar. Tepkisini yüksek sesle koyar ama sınırını bilir. Şehrin refleksleri güçlüdür; fakat bu refleksleri provoke edecek bir ortam yokken gereksiz bir “olağanüstü hâl” görüntüsü vermek kimseye fayda sağlamaz.
Bu görüntüler ne Trabzon şehrine yakıştı ne de taraftarın sağduyusuna. Sanki potansiyel bir olay varmış gibi davranmak, aslında olmayan bir gerilimi varmış gibi göstermektir. Oysa maçın gidişatı başından sonuna kadar kontrollüydü.
Birilerini memnun etmek adına, birilerine mesaj vermek adına şehirlerin üzerine gereksiz ağırlık bindirilmemeli. Hiç kimse Trabzon’un duyarlılığını ve hassasiyetini test etmeye kalkmamalı. Bu şehir, futbolu da rekabeti de bilir; ama itibarına gölge düşürecek yaklaşımları da unutmaz.
Futbol konuşulmalıydı, öyle de oldu.
Sonuçta sahada futbol vardı. Mücadele vardı. Rekabet vardı. Ama düşmanlık yoktu. Belki de asıl fotoğraf buydu.
Trabzonspor–Fenerbahçe maçının ardından geriye kalan şey, beklenen kaos değil; beklenmeyen sükûnet oldu. Bu da bize şunu gösterdi: Ön yargılarla, geçmiş travmalarla bugünü okumaya kalkarsanız yanılırsınız.
Trabzon’un ne olduğunu bilmeyenler için güvenlik bariyerleri bir tedbirdir. Trabzon’u tanıyanlar için ise asıl güvence, bu şehrin sağduyusudur.
Bazen biraz sakin olmak, en güçlü mesajdır.