Kan kaybederken duygularım gökyüzünü çekip alıyorlar altımdan. Tutunmaya çalıştığım yıldızlar kaçarken avuçlarımdan son bir yakarış ile yalvarıyorum hayata. Yaşamak istediğimden değil bu yakarış yaşayamadıklarımın korkusundan.
Beni tanıyan ve gerçek beni görenler arasında yapıyorum seçimlerimi. Sevdiğim insanların listesi her geçen gün eksilirken benden aldıkları ve bende bıraktıkları hisler ile çatışma halindeyim. Bu kavganın bir kazananı olacaktır elbet ama her savaşta olduğu gibi yine zarar görecektir masumiyet.
Titreyen yalnızca ellerim değil. Göğüs kafesim bana artık dar. Gökyüzüne açılmak istiyorum. Bir bulutun üstünde sarsıla sarsıla ağlamak içimi dökmek istiyorum. Kimsenin duymayacağını bile bile haykırmak istiyorum. Ama bu sefer kafamın içinde değil avazım çıktığınca sesimi kullanmak istiyorum. Garip bir yönüm var onu göstermek hatta onunla tanışmak istiyorum. Yabancılaştım benliğime. İçimde bir hapishane. Düşüncelerimde boğuluyorum öylece.
Gözyaşlarım ıslatırken lekeli yastığımı sağımdan soluma dönüyorum. Karşılaştığım gerçeklerimden ve imgelerimden uzaklaşıp kendim ile kucaklaşıyorum. Kapana kısılmış ruhum sancıyor. Kurtulmak istercesine dizlerimi karnıma çekiyor ve içime büzüşüyorum.