GÖREV VERİLİR, GÜVEN İNŞA EDİLİR
Siyasette makamlar değişir, görevler el değiştirir, unvanlar gelir geçer. Kalıcı olan ise kriz anlarında ortaya çıkan karakterdir. Çünkü bir siyasetçiyi bulunduğu koltuk değil, zor zamanlarda gösterdiği duruş tanımlar.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin kongre sürecinde Sibel Suiçmez tercihini açık biçimde Kemal Kılıçdaroğlu'ndan yana kullandı. Bunu perdelemedi, şartlara göre yeni bir rota çizmedi, sonucu bekleyip kazanan tarafa yönelmedi. İnandığı siyasi çizgiyi sonuna kadar savundu.
Kongre tamamlandı, delegeler kararını verdi ve Özgür Özel genel başkan seçildi.
İşte tam o noktada siyasetin asıl sınavı başladı.
Sibel Suiçmez kendi tercihinin arkasında dururken, aynı zamanda delegenin ortaya koyduğu iradeyi tartışma konusu yapmadı. "Delegenin iradesi hepimizin iradesidir" sözü, sadece bir açıklama değil, demokratik kültüre bağlılığın güçlü bir ifadesiydi.
Çünkü siyasi olgunluk, yalnızca kazanırken sergilenen bir tutum değildir. Asıl olgunluk, sonuç kişisel beklentiyle örtüşmese bile ortak iradeye sahip çıkabilmektir. Parti kültürünü kişisel hesapların önüne koyabilmektir.
Bugün üstlendiği yeni görev de bu çerçevede okunmalıdır.
Bu görevlendirme, yalnızca idari bir tasarruf olarak değerlendirilemez. Aynı zamanda tutarlılığın, parti hukukuna bağlılığın ve demokratik meşruiyete gösterilen saygının karşılık bulduğunu gösteren siyasi bir mesaj niteliği taşımaktadır.
Son dönemde yaşanan tartışmalarda da Suiçmez'in yaklaşımı isimler üzerinden şekillenmedi. Dikkatini yönteme, hukuka ve parti içi meşruiyete yöneltti. Üyelerin ve delegelerin iradesini esas alan anlayışı savundu. Demokratik zemini zedeleyecek her girişime karşı aynı çizgide durdu.
Bugün siyasetin en büyük sorunlarından biri ilkesizliktir. Rüzgârın yönüne göre saf değiştirenler, gücün bulunduğu yere göre söylem üretenler ve günü kurtarmayı siyaset sananlar kısa vadede kazanç sağlayabilir. Ancak siyasi hafızada yer edinen isimler her zaman başka olmuştur.
Toplum, şartlara göre değişenleri hatırlamaz.
Toplum, baskı altında da sözünün arkasında duranları hatırlar.
Sibel Suiçmez'in bugüne kadar ortaya koyduğu çizgi bu yönüyle dikkat çekmektedir. Tercihini açıkça ortaya koydu. Delegelerin kararına saygı gösterdi. Parti hukukunu kişisel hesapların üzerinde tuttu. Sorumluluktan kaçmadı.
Çünkü görev verilebilir.
Yetki devredilebilir.
Makam değişebilir.
Güven ise yıllar içinde inşa edilir.
İşte siyasette en kıymetli sermaye de budur.