GÖRMEZ HOCAM SESİMİZİ DUYDU!
Bu yazılarımdan hem destek hem de eleştiri aldım.
Eleştirilerin odağında ise Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez başta olmak üzere teşkilata “acımasız bir şekilde” tepki göstermem yatıyordu.
Olumlu olumsuz bütün yorumlara kapım sonuna kadar açık, hepsi benim için değerli.
Öncelikle şunu belirteyim ki yazdığım yazıların hepsine kefilim.
15 Temmuz hain darbe girişimi öncesi FETÖ’nün nasıl dini kullandığını bu şekilde nasıl sinsi örgütlendiğini bundan da en çok İslam dinin zarar gördüğünü defalarca açık ve net yazmıştım..
Bu konuda ülkede bir çok kalem bütün riskleri göz önüne alarak aynı noktada çok ciddi uyarılarda bulunmuştu..
Ama dinleyen olmadı ne yazık ki!
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’e yönelik yazdığım bir yazıdan sonra aynı kurumdan çalışan bir kişinin sözlü hakareti hala hafızamda..
“Görmez hocam neden gerçekleri görmüyor, camilerde sadece namaz kıldırmakla din adamı olunmaz, din ahlakını her yaşa yaymak” şeklinde yazdığımda bu yobaz kafa “Senin amacın imamları toplumun önüne atmak,dine zarar vermek” diyerek çıkışıyor öfke kusuyordu..
Şimdi geldiğimiz nokta ortada..
15 Temmuz sürecinin en önemli parçasının Diyanet olduğunu artık herkes gördü..
Diyanet zamanında üzerine düşeni yapsaydı bu örgüt bu kadar güçlenemeyecek dinimiz sahte tarikatların sahte cemaatlerin ve art niyetli siyasetin elinde oyuncak olmayacaktı..
Ne yazık ki hala bu durum geçerli!
“Diyanet bu kafayla yola devam edemez” tepkime nihayet Mehmet Görmez hocamdan açıklama geldi..
Saygın ve beyefendi kimliği ile takdir ettiğim bir isim olan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez dün bir gazeteye yaptığı açıklamada “15 Temmuz sonrası Diyanet görev tanımı değiştirmeden yola devam edemez.Din hizmeti camide namaz kıldırmaktan, din eğitimi Kuran Kursundan ibaret olamaz. Mihrabın ruhunu dışarı taşımalıyız” ifadelerini kullanmış..
Din eğitimin yaygın eğitime dönüşmesi gerektiğinin altını çizen Görmez hocam “İmam hatipten ilahiyata kadar müfredat gözden geçirilmeli. Diyanet akademisi kurulmalı. Her coğrafyada İslam’ı doğru anlatacak insan yetiştirmeliyiz” mesajı da vermiş..
Valla ne diyeyim bu öz-eleştiri gerçekten çok anlamlı ve önemli..
En hassas, en değerli ve en kutsal yanımız olan din noktasında ortak bakışımız önyargılardan uzak olmalı.
Diyanetin artık eskisi gibi kendi içine kapanık, sönük ve sığ bir anlayışından kurtulacağına inanıyorum.
Görmez hocam bu noktada yeşil ışık yaktı kırmızı çizgileri çizdi.. Dünya üzerine en barışçıl el akılcı ve en merhametli din olan İslam dinini kollamak ve korumak hepimizin görevi.
Terör odaklarına,yobazlara, din tüccarlarına ve sahte hocalara bu dini teslim etmeyeceğiz..
Bunu herkes böyle bilsin..