GÜMÜŞ NEDEN ASBAŞKAN ADAYI OLDU?


5-6 Aralık 2015 tarihi Trabzonspor’un geleceği açısından büyük önem taşımakta. Başkan adayları niçin ve neden aday olduklarını yazılı-görsel ve sosyal medya üzerinden kamuoyu ile paylaşıyor. Şehrin bir numaralı gündemi doğal olarak Trabzonspor kongresi..
Son sözü delege söyleyecek!
Bu arada açıklanan listelerde yer alan isimler üzerine şahsi düşüncelerimi zaman zaman bu köşeden paylaşacağım.
Başkanlığa yeniden aday olduğunu açıklayan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun asbaşkan olarak listesine eklediği isim Türkay Gümüş..
İş adamı Türkay Gümüş’ün asbaşkanlık fikrine sıcak bakması ve kabul etmesi doğrusu beni şaşırttı.
Bu şaşkınlığımı kendisine de söyledim ve nedeni bizzat kendisinden dinledim..
Türkay Gümüş’ü uzun zamandan beri tanıyan biriyim.
Her yönüyle kendini geliştirmiş, okuyan, üreten ve insanlarla sıcak diyalogları olan bir kişi olma özelliğine sahip..
Yardımlaşmayı ve paylaşmayı ise ilke edinmiş..
Planlı, programlı çalışmanın yanı sıra istikrarı ön plana çıkaran Gümüş yaşadığı kente katkı sağlamaya çalışıyor.
Bu katkının ne anlam taşıdığını onu tanıyanlar çok iyi bilir..
İş dünyasında artık bu özelliklere sahip insanları bulmak öyle kolay olmuyor..
Türkay Gümüş’ün spora bakışı ve sporun içinde olması ise ayrı bir başlık..
Çok geriye gitmeye gerek yok.
2 yıldır Trabzon Erdoğdu Anadolu Lisesi’ne nasıl katkı yaptığına bizzat ben şahidim.
Trabzon Erdoğdu Anadolu Lisesi nisan ayında Guatemala'da yapılan Okul Sporları Dünya Futbol Şampiyonası'nda Brezilya temsilcisini 2-1 yenerek şampiyon olmuştu.
Trabzon için bunun ne kadar anlamlı ve değerli olduğunu yazmama gerek yok.
Bu süreçte Trabzonspor Kulüp Başkanı Hacıosmanoğlu’dan gereken tüm desteği gördüğünü belirten Gümüş “Ne istediysek yerine getirdi. Hiçbir zaman unutamam. Biz de ona dünya şampiyonluk kupasını getirdik” diyor
Türkay Gümüş bu olaydan oldukça etkilenmiş olmalı ki kendisine teklif edilen asbaşkanlık görevini “bir vefa borcu” olarak görüyor..
Elbette diğer farklı faktörler de vardır. Seçilirse Türkay Gümüş’un başarılı olacağından şüphem yok.
Bana göre Hacıosmanoğlu doğru bir karar verdi.

***

TRABZON’DA BU KADAR DERNEK NE YAPAR?

Bir şehrin kalkınmasında, markalaşmasında ve belirlenen hedeflere ulaşmasında sivil toplum örgütlerinin ve derneklerin önemi büyüktür.
Onlar ne kadar şehre katkı sağlar, ne kadar yaşadıkları şehirleri sahiplenirse işler daha kolay yürür.
Yok eğer kurulan dernek ve sivil toplum örgütleri kendi çıkarlarından başka bir şey görmezse kaybeden yine o şehir olur.
Buna meslek kuruluşlarını ve odaları da dahil edelim elbette..
Trabzon’da bini aşkın dernek var. Akşamdan sabaha dernek kuruluyor. Ortada ne hedef var, ne amaç ne de hizmet.. Çoğu kahve gibi çalışıyor.
Gelsin çaylar, düzülsün taşlar, atılsın zarlar! İyi de, ne olacak bu işin sonu!.
Trabzon’un neresinde bu kuruluşlar? Neden varlar!
Hele şu “fakire-fukaraya yardım”  adı altında kurulan dernekler yok mu?
Ah içim öylesine dolu ki..
Yazacak o kadar çok şey var ki?
Ama ne yazsan boş!
Gönülden, samimi duygularla insanlık için yardım yapan dernek ve sivil toplum kuruluşlarını bir kenara koyuyorum. Onların başımızın üstünde yeri var. Allah hepsinden razı olsun..
Ama vicdan ve cüzdan arasında sıkışarak yardım adı altında ayak oyunları yapanlara da “yuh” olsun..
Amacı, harama bulaştırmaya kimsenin hakkı yoktur.