GÜN İNSAN, GECE İNSAN!..


İyi yaşam, lüks gündemli günler; ister üryan fikirli ister örtülü olsun çıkar paydasında toplar insanı. Aradaki fark, görünen bir pürçek saçla saklanmışlık ayrıntısıdır.

İddia edildiği gibi çıkar paydasında cem olmuşların arasında büyük yarıklar yoktur. Aslında aynı aynanın suratlarıdırlar.
Çok değil birkaç ay önce Batum'daki yaşam hakkında beni bilgilendiren bir dostumun anlattıkları hayli ilgimi çekti:
"İnsana notu, mühitinden  uzaklaştığı ortamda vermek gerekir."  Gözden ırak bir yere savrulan insanın içindeki bazı değerlerin de savrulup uçtuğundan bahsetti. Hatta daha da ileri giderek nice mütaassıp diye bilinen insanların ne rezil bir yaşama evrildiğinin fotoğraflarına bile beni şahit etti.
Ummadığımız taşın baş yarabileceğine kanaatim geldi.
İnsanın notunun mühitinin dışında verilmesi gerekir sözünü de bütün cesametiyle idrak ettim.
Ticaretle uğraşan bu dostum; fakirliği de zenginliği de görmüş biri.
Hiç siyasi polemik içermeden sırf insanı tanımak adına koyu bir sohbet bizimkisi..
Çünkü iki tarafı keskin bıçak gibi bir mesele..
"Hayatı şizofreni değişkenliğinde yaşayanlar var" dedi..
Sustum..
Ve, parayı çoğalttıkça gevşeyen insan gerçeğini de konuştuk. Yetesiyeyi geçerse sermaye, dünya nimetleri haline gelir bütün haramlar.. İklim değiştirir gibi burada gün, orada gece olanlar, tek şeye sığınıyorlarmış.. "İnanç tehir edilir, affedicilik maskesinde örtülür her melanet. Geceden güne dönünce tekrar geri gelir zannedilir her şey." "Ne diyorsun arkadaş.  Sen insanı mı yoksa coğrafya konusu olan başkalaşım kayaları mı anlatıyorsun.."
Güldü..
"Anlattığım insan coğrafyası..
Hem de yansız yalansız.."
Akıllı telefonda bir şeyler aradı..
"Telefondaki resme dikkatli bak, hergün efendiliğini övdüğün bu insan değil mi?"
Şaşkındım..
Hem içki hem de..
Pardon denmeyecek kadar aleni bir tablo..
Bir şey daha dedi..
"Zenginlik adamı rezil, kadını asaletli kılar.. Fakirlik kadını zelil, adamı sefil eyler.."
Hep yaşanmışlık öyküleriyle destekli sözler..
Ne diyeyim..
İnsanı tanıdığımı zannediyordum..
Ne mümkün!..