Halilhodzic'e yardımcı olmamız gerekir!


 ***
O anlamda Vahid hoca sadece Trabzonspor’u yönetenlere değil, kendisine vermiş olduğu sözü de yerine getirmiş oldu.
Birincisi, 2006’da Trabzon’dan ayrılırken   “Bir gün Trabzonspor’a geri döneceğim” demişti. İkincisi, Dünya kupası maçları başlamadan evvel Trabzonspor başkanına verdiği sözdür. Bu da onun ne kadar karakter sahibi ve sözünün eri olduğunu gösterdi.
“Söz”den konu açılmışken; öyle ne oldum delisi olan futbolcular biliyoruz, azıcık palazlandı mı, ne anasını tanıyor, ne de babasını. Onlar için “Söz” ne ki!
Sözünün eri başarılı hocaya biz de teşekkür ediyoruz.  
 ***
2005 Yılında Trabzonspor’a geldiğinde Vahid hoca için şu cümleleri kullanmıştık:
Halkıyla cephede savaşan Halil hocayı Trabzonspor taraftarı çok sevecektir. Lafını esirgemez, çekinmeden gerçeği söyler. Cümleleri ne kadar acıtıcı-incitici olsa da bir o kadar duygusaldır. Gün gelir de bir gün Trabzonspor’la yolları ayrılırsa, giderken gözyaşı döktüğünü göreceksiniz. Çünkü o da bizim gibidir, yeri gelir isyan eder, yeri gelir anında parlar. 
Nitekim 2006 yılında Trabzon havalimanından ayrılırken tam bir duygu seli yaşanmıştı. Vahid hocayı sadece Trabzonspor mağlup olduğunda değil vedalaşırken de ağlarken gördük.
 ***
Aradan onca yıl geçmesine rağmen, Vahid Halilhoziç’in şu cümlesi hiçbir Trabzonsporlunun aklından çıkmadı:
“Futbolcular bankamatiğe attıkları deparı maçta atmıyorlar!”
Yerden göğe kadar haklıydı. Türk futbolcusunu kısaca özetlemişti.
 ***
Trabzonspor’dan ayrıldıktan sonra teknoloji sayesine adım adım takip ettik Trabzonspor’un eski hocasını. Fildişi Sahilleri milli takımını çalıştırdı çok da başarılı oldu, takımı 24 maçta bir kez mağlup oldu diye başına örmedikleri çorap kalmadı. Karar tamamen siyasiydi.
Ne kadar enteresan yenildikleri takım da (Afrika Uluslar Kupası maçı) Cezayir’di.
Aynı Vahid hoca yıllar sonra Cezayir’in başında resmen tarih yazdı. 
 ***
Mevcut yönetimin yaptığı en iyi işlerden biri, futbol devrimcisi olan Boşnak hocayı tekrar Trabzonspor’un başına getirmek oldu.
2005’te Türkiye’ye ilk geldiğinde, Ali Sami Yen’de Galatasaray-Trabzonspor maçını izlerken “ bu kadroyla işim çok zor” diye mırıldanan hoca, 2014 yılında uzun soluklu bir yapılanmayı kendi oluşturacağı kadroyla “vira Bismillah” diyecek.
Başarır mı? Başarmaması için sebep yok.
İyi de nasıl olacak bu iş?
Tabi ki bu işi tek başına başarması mümkün değil. Hepimizin ona yardımcı olması gerekir.
Bazı başarılı teknik adamlara Trabzonspor’da göstermediğimiz sabrı/duygusal zekâyı, adam gibi adam Vahid hocaya göstersek ne kaybederiz?
Trabzon’u, Trabzonspor’u ve Trabzonsporluları bu derece seven, Trabzonspor yenildiğinde kimse görmesin diye gizli gizli ağlayan babacan adam bunu fazlasıyla hak etmiyor mu?
 ***
Ha, Fildışı Sahilleri devlet başkanının başvurduğu taktiği Trabzon’da uygulamaya kalkanlar çoğunluk sağlar da futbolcuları baskı altına alırlarsa, Vahid hoca bağrına taş basarak ülkesinin yolunu tutar, bunda da en büyük zararı Trabzonspor görür;
Trabzonsporlular bundan böyle dünya yıkılana dek, kazandıkları 7 kupanın hikâyesini birbirlerine anlatır dururlar.  
 ***
Bu arada...  Boşnak hocanın Trabzonspor’u bu derece sevmesinin, tercih etmesinin sebebi; savaşçı-mücadeleci bir kimliğe sahip olduğu, özlemini duyduğu-aradığı ruhu, sıcakkanlılığı ve dostluğu Trabzon’da, Trabzonspor taraftarında gördüğü/bulduğu içindir, üstelik bu devirde. Aksi halde kolayı ve daha fazla parayı tercih eder, yoluna başka ülkelerde devam ederdi...