HAŞHAŞİLER!


Ne anlatıyor bu eser?
Sizlere kısaca özetleyeyim:
İran'ın Elburuz Dağları civarında bulunan Alamut Kalesi Hasan Sabbah tarafından ele geçirilir.
Hasan Sabbah, Ömer Hayyam'la Nizamülmülk'ün çocukluk arkadaşıdır. Üçü de Farisidir.
Hasan Sabbah bir süre Selçuklu sarayında arkadaşı Nizamülmülk'ün tavassutuyla çalışır. Zeki bir insan olan Sabbah'la vezir Nizamülmülk'ün arası açılır. Saraydan dargın ve kızgın ayrılan Hasan Sabbah Nizamülmülk'ten ve Selçuklulardan intikam almak için Alamut'u ele geçirir.
Orada Şiiliğin bir kolu olan İsmaili öğretisini sevenleri toplar. Sünni olan Selçuklulara karşı topladığı insanlari kendi yaratttığı fikirler doğrultusunda biler. Öyle ilginç yöntemler uygular ki ona bağlananlar adeta onun bir peygamber olduğuna inanır.
Öyle ki kalenin arka taraflarında kimseyi sokmadığı bahçelerde seçtiği güzel kızlara cennet gibi mekanlar hazırlar. Amacı fedailerine haşaş hapı vererek onları cennete gönderdiğine inandırıp yine cennete gitmek isteyen karakterler haline getirmektir.
Bu fedailerine verdiği küçük bir ucu zehirli hançerle başta Nizamülmülk'ün öldürülmesi, Selçuklu padişahının öldürülmesi olaylarını gerçekleştirip yarattığı büyük karmaşa ortamıyla kendine saldıracak güçlerin kendi başlarının çaresine bakar duruma düşmesini sağlar. Yarattığı bu batıl öğreti, ince fikirlerle inşa edilmiş; bir büyüleme bir efsunlamadan öte somut uyuşturucu kullanmayla yoluna koyulmuş cin fikirli bir hamle olarak belirmiştir.
Bütün bunları başarırken yol kazasında ölen, düşmana gösteri için intihara sürüklenen canlar geçidi, kıyıma uğratılırken, Sabbah’ı sevenlerin ölüme koşar adımla gitmeleri hep hayret uyandırmıştır.
Fedailerini gösterdikleri bir başarı sonrası yanına çağırıp sizleri ödüllendireceğim diyerek haşaşlayarak kızların arasına bırakması ve orada uyanan gençlerin huri mantığıyla eğitilmiş kızlar tarafından ağırlanması ve nihayeti tekrar haşhaşlanarak uyutulup geri alınması ile sonlanırdı.
Fedailerin gerçekleştirdiği bu ilginç cennet ziyaretini ve oradaki yaşadıklarını diğer adaylara anlatması, bağlılığın katlanarak artmasına vesile olmaktaydı.
Artık her işte kullanabileceği fedailer nasılsa ölsek bile efendimiz bizi bu sefer ebedi cennete gönderecek zannıyla en tehlikeli görevlere hazır hale gelmiş oluyorlardı.
Hasan Sabbah’ın bu düzeneğini yanındaki birkaç sırdaşından başka kimse bilmiyordu. Diğerleri büyük bir peygamberin ümmetleri gibi kendilerini kabul ediyorlardı.
İnancı bu dünya işlerinde amaca giden yolda bir silaha dönüştüren Hasan Sabbah işte böyle bir karakterdi.
Bu özetle yetinmeyip sürükleyici bir roman olan bu eseri okumak isteyenler bir zekanın yeri geldiğinde ne çetrefilli planlarla amaca yürütülebilindiğini ortaya koyuyor.
Haşhaşilerin ırkı: Farisi(Acem ya da İranlı)
Dini: Şii(İsmaili kolu)
Coğrafya: İran'ın kuzeyi, Elburuz Dağları
Gerçek inançları: Nefsin büyük arzularıyla bu dünyada insanı buluşturma.. Ahret dünyasını bu dünyanın zevklerine malzeme yapma..