HATİCE DEĞİL, NETİCE!
Daha doğrusu bu kadar futbolsuzluğu mazeret olamaz.
Kırmızı- Beyazlı formalı olanın ilk maçı da dahil , kurulduğundan beri Trabzonspor’un neredeyse bütün maçlarını izlemiş biri olarak..
Ben böyle bir şey görmedim..
Sanki kamera şakası..
***
Fenerbahçe saldırıyor..
Trabzonspor ha bire savunuyor.
Üstelik, defans ve orta saha cansiperane mücadele ile kaptığı topları neredeyse gol pası olarak yeniden rakibe atıyor..
Bu sefer bu topları kapmak için boğuşuyor..
***
Ve de çoğunluğun “Bu da nereden çıktı. Kiralık bir kaleciye bu kadar para verilir mi?” dediği 32 yaşındaki Hakan Arıkan en az 5 mutlak golü kurtararak Trabzonsporluları da büyük bir mahcubiyetten kurtarıyor.
Hani denir ya..
Sanki tek başına oynadı..
Dün akşam gerçekten Hakan, Fenere karşı adeta tek başına oynadı ve de bir puan almayı başardı..
***
Bu kadar olumsuzluktan sonra şimdi de işin iyi tarafına bakalım.
Ne kadar kötü oynarsa oynasın..
Fenerbahçe’den hem de evinde puan alıp yoluna taş koymak, Trabzonsporlular için her zaman sevindiricidir.
Bu yüzden fazla can sıkmaya gerek yok.
Hele maçtan sonra daha düne kadar bizi çok üzen yöneticisinin, futbolcusunun ıstırabını görünce keyiflenmemek elde değil.
***
Hele 96’daki o malum maçta o kadar mükemmel ötesi oynayıp da 10-0 bitecek karşılaşmayı 2-1’kaybedip şampiyonluktan olduğumuzu düşününce..
Hani dün akşamdan da kötü oynayıp da berabere kalsaydık..
Yani demek istediğim odur ki..
Bazen Hatice’ye değil, neticeye bakmak lazım!..