HAVA ULAŞIMI ERİŞİLEBİLİR OLABİLECEK Mİ?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, hayata geçirdiği işlerin reklamını yaparken THY ve İstanbul Havalimanı’nın görüntülerini öne çıkarıp “Hayat ulaşınca başlar” diye anlamlı bir sloganla meramını anlatıyor.

Doğrusu reklamı izlerken gurur duyup, “Bu vatan için ne yapılsa azdır” diyorum ve aklıma Osmanlı Sadrazamlarından Halil Rıfat Paşa’nın “Gidemediğin yer senin değildir” sözü geliyor.

Bakanlık geçmişte bu sözü kendine şiar edinerek “Ulaşmak” ve “hayatı başlatmak’ adına “Her kente bir havalimanı” yapmak için büyük gayret sarf etti.

2000’li yılların başında 26 olan havalimanı sayısını 2021’in sonunda 56’ya kadar çıkardı. 

Beş yıl öncesinde “100 kilometrede bir havaalanı” gibi bir sözün gereğini yerine getirmek için Çukurova, Yozgat, Rize-Artvin, Bayburt-Gümüşhane Niğde-Aksaray, Karaman, İzmir Çeşme Alaçatı ve Batı Antalya havalimanlarının yapımı planlanıyordu.

2013’te Edirne’de de bir havaalanından bile söz ediliyordu. Bunlardan sadece Rize-Artvin ve Çukurova Bölgesel Havalimanı 2022’nın ilk yarısında açılabilecek.

Bayburt-Gümüşhane ise en erken 2023 yılında faaliyete geçebilecek. Diğerleri için şimdilik, “İnşallah” diyelim, bekleyelim.

Gelinen bu durumda yapımı devam eden havalimanları hizmete girdiği zaman Türkiye’de seyahat eden bir yolcu, en fazla 100 kilometre sonra herhangi bir hava meydanına ulaşabilecek. Bu sözler ilk anda kulağa çok hoş geliyor, ancak bu kadar çok havalimanının gerçekten gerekli olup olmadığı tartışmaya açıktır.

Özel sektöre yolcu garantili olarak verilip ön görülen sayıya ulaşamayan ve kamu kaynaklarının akıtıldığı Zafer Havalimanı ve bunun yanı sıra devletin işlettiği birçok havalimanının fizibilite etütlerindeki rakamlara hiçbir zaman ulaşamaması haklı olarak büyük eleştiri almaktadır.

Vatandaş, kentine havalimanı yapılsın diye feveran ediyor, siyasiler de yatırım oy getirir düşüncesiyle bu isteklere karşı duramıyor ve havalimanları yapılıyor.

Havalimanı yapılınca da belediye, ticaret odası ve diğer sivil toplum kuruluşları uçak seferi konulması için harekete geçiyor. Çok havalimanı yaparak, çok kişi uçağa binebilir diye düşünmek bir yanılgıdır. 

Yeterli yolcu olmadan konulan seferlerin bir faturası vardır. Geçmişte 7 havayolu şirketinin (THY, Sun Ekspres, Pegasus, Onur, Atlasjet, Borajet ve SkyAirlines) İstanbul ve Ankara’dan tam 55 noktaya sefer yaptığını, fakat yazdığım son 4 şirketin artık piyasada yer almadığını üzülerek söylemek durumundayız. Özel sektöre “Şuraya da uçun” diye talimat vermek mümkün olmayınca THY ve alt markası Anadolu Jet’ten her yere sefer koymasını istemek de büyük yanlıştır.  

Şu anda piyasada THY ve Pegasus’tan başka iç hatlarda yaygın uçuş yapan (Sun Ekspres sınırlı sefer yapmaktadır ve ayrıca yabancı ortaklı bir şirkettir) başka şirket kalmamıştır. Bu iki şirketin de borsaya açık olması, karlı olmayan hatlara uçmalarının önündeki en büyük engellerden biridir. Şirketlerin her yere uçabilmesi ve uçakları doldurabilmek için halkın alım gücünü arttırmak gerek.

Tek yönde 599 TL olan tavan fiyatın bile mutlu etmediği havayolu şirketlerinin de kendilerince haklı tarafları bulunmakta.
2021 yılını nasıl geçirdik sorusuna cevap vermeden, 2022’de şunları yapacağız demek çok erkendir. Covid-19 salgınının getirdiği olumsuz şartlarını görmezden gelmeden baktığımızda olumlu işlerin yanı sıra bazı olumsuzluklar da yaşandı.

Havalimanı sayısını arttırdık, ama yolcu sayısını arttıramadık. Uçaklara hep alım gücü yüksek belli bir kesim binebiliyor, “Havayolu, halkın yolu” olmaktan artık giderek daha da uzaklaşıyor maalesef.
2021 yılında da havayolu ulaşımı ne yazık ki ulaşılabilir olmaktan çıkmıştır.

2022 yılında insanlar havayoluyla daha çok seyahat edebilecek mi? Sorun bu!
THY, büyümesini istikrarlı sürdürürken özel sektör Atlas Global ve Onur Air gibi iki büyük şirketini kaybetti. Bu konunun getirdiği yaralar sarılmadı, oralarda işini kaybeden yüzlerce kişinin ve ailelerinin ne halde olduğuna hiç kimse bakmadı.

Gökyüzünde iki şirket eksilirken THY’nin iki yeni şirketi de (Turkish Cargo ve Anadolu Jet) henüz havalanamadı.

Havada bunlar olurken yer yüzünde yeni gelişmeler yaşandı. Spekülasyonlara neden olan Antalya Havalimanı rekor bir fiyatla işletmekte olan şirketlerde kaldı. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanları trafikte rekorlar kırdılar.

Bakan Adil Karaismailoğlu’nun 2021 yılı değerlendirmelerine baktığımız zaman her şeyin mükemmel olduğunu görüyor, ama gerçek hayata dönüp baktığımızda bazı konularda bazı nedenlerden ötürü yetersiz kaldıklarını görmekteyiz.

2022 yılında her şeyin daha güzel ve eksiksiz olması dileğiyle. İyi uçuşlar Türkiye’m.


Mutlu bir yeni yıl dileğiyle.


***