HAYATINI ELİNDEN ALMAYIN!

Bu kadar hukuksuzluk yüzünden inanın insan aklını yitirir, döner deliye. "Bu kadar haksızlık olur mu?" diye. İki pırıl pırıl yüz... İkisinin de alın yazısını görürüz. İftira, işkence, eziyet dünya yüzünde görülmemiş meziyet. Ne bekliyordunuz Trabzonlu'dan? Satarak mı çıksın mapushaneden? Daha çok beklersiniz geleceği olan insanların geleceklerini satmalarını. Onursuz bir yaşama gelecekte bakmalarını...

Ne yaptıklarını söyleyemiyorsun, iddianameye suç yazamadığın için okunamayacak duruma getiriyorsun. Suç arayıp bulamıyorsun. İçerde tutmayı hukuk sayıyorsun. :Biz hukuk devletiyiz!" deyip avunuyorsun. Tutuksuz yargılayamıyor, mahkemeyi canlı veremiyorsun.

Suç olmayınca suçlu gibi göstermek ne yazık ki Türkiye’de güç oldu. Gücün adaletinin getirdiği eziyetler Türkiye’yi kapladı ve her an herkesi içine alabilir. Artık günümüzde hukuk kuralları, hukukçular tarafından yok sayılıyor.

Bir insanın suçlu mu suçsuz mu olduğunu anlamak güç. Çünkü suçlu da içerde suçsuz da. Günümüzde suçlu, suçsuzdan daha önce çıkabiliyor hapisten. Geldiğimiz nokta bu. Ne garip değil mi?

Haksız, hukuksuz, adaletsiz bir şekilde anneler ağlatılmaz! Annelere rağmen işkence yapılmaz! Annelerin ağlamasından zevk alınmaz! Annenin feryadını duymamak için kulak kapatılmaz! Ağlayan anneyi görmezlikten gelinmez! Ağlayan bir anne gördüğünde vicdanın sızlamıyor ve merhamet seni terk ediyorsa sen bir insan olamazsın!

O, gerçek mücadelenin hayat olduğunu ispatlamış ve mücadelenin en zorlarını başarmış bir kahramandır! O, mücadelenin insan yaşamında en son adımını görüp yoluna devam edenlerdendir! Ne ailesinin, ne partisinin, ne yol arkadaşlarının başını öne eğecek hiçbir sürecin içinde olmadı. Başı daima dik olarak hayatına devam edecektir.

Hayatını elinden almayın! Bu kötülüğü ona yapmayın!

Karabiber

İzmir'de bir ağaç gördüm

Adı karabiberdi karabiber

Yaprağının ucunu ısırdım

Tadı karabiberdi karabiber.

Bir yaşıma daha girdim

Biber dediğin tuzluğa yaraşır

Fidesi olur, fidan olur

Bir çınar boyunda karabiber

İnsanın başı döner

Çiçek mi meyva mı tohum mu nedir

Nar tanesi gibi pırıl pırıl

Çingen pembesinden sıcak

Karabiber ağaçlar dolusu

Karabiber sebil

Karabiber salkım saçak

İzmir'de bir ağaç gördüm

Adı karabiberdi

Ya karabiber türküsü Allahım

Necati Cumalı söylerdi

Soba borusu gibi bir sesi vardı

Karabiberim, derdi karabiberim

Candarmalar geliyor kalk gidelim

İzmir'de bir ağaç gördüm

Adı karabiberdi

Benim, avuç içi kadar saksılarda

Asma kütükleri, yeşerten anam

Bu ağacı görse sevincinden ağlardı

İzmir'de bir ağaç gördüm

Adı karabiberdi

Dalını, meyvasını, gölgesini

Getirdi masamıza serdi

Yapraklarını görsen bayılırsın

Bir yazma oyası kadar ince

Söğüt dallarından narin

Saçlarının arasında dolaştığını duyarsın

İncecik biberli ellerin

Bedri Rahmi Eyüboğlu