HEDEF ARTIK İLK 3

HEDEF ARTIK İLK 3

Trabzonspor'un Samsunspor karşısında ortaya koyduğu futbol ve aldığı galibiyet sonrasında Fenerbahçe maçı için umutlanmıştık.

Bordo-Mavili ekibin, büyük bir taraftar desteğini alarak çıkacağı bu maçta sahadan galibiyetle ayrılabileceği beklentisi içindeydik. Ancak Trabzonspor, mücadelede yetersiz futbolu ile bu beklentilerimizi maalesef boşa çıkardı. Fenerbahçe öyle rahat bir maç çıkardı ki, istediği kadar gol atabilecek bir görüntü sergiledi.

Trabzonspor, adeta 2. Lig takımı gibi fark yemeden maçı bitirdiğine sevinir bir izlenim verdi. Daha önceki yıllarda da Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş çok daha yüksek maliyetli kadrolar kurardı. Ancak Trabzonspor, mütevazı bir kadroya sahip olmasına rağmen bu rakiplerine kök söktürür, sahadan çoğu kez galip ayrılırdı.

Şimdi ise Trabzonspor, bu üç kulübe karşı berberlik bile alamayacak bir duruma geldi. Bordo-Mavili taraftarlar her zaman büyük başarılara alışık olduklarından, böyle büyük maçlarda üst üste sıfır çekmek onlar için de büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.

Bu yenilgiyle Trabzonspor, şampiyonluk yarışına havlu atmış oldu.

Bordo-Mavili ekip için bundan sonraki süreçte en büyük başarı, ligi üçüncü sırada bitirmek olacak.

****

SAVUNMA YAPAMIYOR

Trabzonspor, bu sezon en büyük eksikliğini baskı altında oyun kontrolünü kaybetmekle yaşıyor.

Rakip kim olursa olsun oyunu kendi yer alanında kabul ettiğinde golü kalesinde görmesi de hiç gecikmiyor.

Baskılı oynayan takımlar karşısında Bordo-Mavili futbolcular heyecanlanıyor, telaş yapıyor, elleri-ayakları birbirine dolaşıyor. Takım bir türlü iyi savunma yapamıyor.

Fenerbahçe maçında da aynı filmi izledik.

Sarı-Lacivertli ekip ne zaman baskı yaptıysa golü de bulmayı başardı.

Bordo-Mavili ekipte bu olumsuz duruma bir türlü çözüm bulunamıyor.

Bu da Trabzonspor için ciddi bir handikap oluşturuyor.

Trabzonspor, aynı olumsuzlukları yaşamamak adına Galatasaray gibi önde basmalı ve rakibi hataya zorlayacak bir oyun kurgusu içerisinde olmalı.

Aksi takdirde, bu gidişat, Trabzonspor’un sezon hedeflerine ulaşması açısından hiç de umut verici olmayacaktır.

****

NE UMDUK NE BULDUK

Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Benjamin Bouchouari’nin transferinin ardından oyuncudan övgü dolu sözlerle bahsetmişti.

Tekke, Bouchouari için, “Sakat olmasa 20 milyon euroya alamazdık. Bizim için büyük bir şans. Sahada onun nasıl fark yaratacağını herkes görecek” ifadelerini kullanmıştı.

Bu açıklamaların ardından doğal olarak biz de bu oyuncu için büyük beklentiler içine girmiştik. Teknik direktörün özellikle transferine onay verdiği, bu kadar güçlü ifadelerle arkasında durduğu bir oyuncunun sahada fark yaratmasını bekledik.

Ancak süreç hiç de beklediğimiz gibi gelişmedi.

Fatih Tekke hocamız, özellikle transferine onay verdiği Faslı oyuncuyu, kupada Fethiyespor ile oynanan maçın ardından eleştirmiş ve “Performans olarak beklediğimizin altında kaldı” açıklamasını yapmıştı.

Bu sözlerin ardından Benjamin Bouchouari’nin bir daha forma şansı bulamadığını gördük. Şimdi sormak gerekiyor:

Bu kadar övgüyle bahsedilen bir oyuncunun kredisi bu kadar mı olmalı?

Daha sezonun başında büyük beklentilerle takıma kazandırılan, potansiyeli üzerinden ciddi bedeller ödenen bir futbolcunun, birkaç maçlık performans sonrası yedek kulübesine çekilmesi ne kadar doğru?

Elbette futbol sonuç oyunudur.

Performans düşüklüğü eleştirilir, forma rekabeti olur.

Ancak böylesine yüksek beklentiyle alınan bir oyuncuya daha fazla süre ve daha fazla güven verilmesi gerekmez mi?

Bugün gelinen noktada ister istemez şu soruyu soruyoruz:

Bu tablo karşısında verilen bonservis bedeline yazık değil mi?

Oyuncuya yapılan yatırımın karşılığını alabilmek için biraz daha sabır gösterilemez mi? Futbolda bazen en büyük sorun, beklentiyi zirveye çıkarıp sabrı en aşağıya indirmektir. Bouchouari örneği de tam olarak bunu mu gösteriyor, takdir kamuoyunun.

****

HAYAL KIRIKLIĞININ ADI ONANA

“Hayal kırıklığının adı Andre Onana” dersem sanırım hiç abartmış olmam.

Uğurcan Çakır ile yolların ayrılmasının ardından büyük umutlarla transfer edilen Kamerunlu file bekçisi, ne yazık ki beklentilerimizi boşa çıkardı.

Özellikle son Fenerbahçe maçındaki performansıyla herkese adeta saç baş yoldurdu.

Kaleye gelen üç isabetli şutun da golle sonuçlanması kabul edilebilir değildi.

Üstelik bu pozisyonların en az ikisi kurtarılabilecek nitelikteydi.

Ancak Onana, o anlarda çaresiz kaldı. O pozisyonlardan sadece birinde bile başarılı olabilse, maçın skoru ve belki de oyunun hikâyesi çok daha farklı olabilirdi.

Abartmıyorum; kalede bir kaleci var mı yok mu belli değildi.

Güven vermeyen bir görüntü çizdi. Yüksek bir transfer ücreti alan Onana, bu maçla birlikte kendisine duyulan güveni ciddi şekilde sarstı.

Yeni sezon öncesi kaleci arayışlarına şimdiden hız verilmesi gerektiği açık.

Çünkü büyük hedefleri olan bir takım, kalesinde soru işareti taşıyamaz.

***

ALKIŞLAR TARAFTARA

Hep dile getiriyoruz.

Taraftarlar her zaman takımlarının yanında olmalı.

Her maçta tribünleri doldurup takımlarına destek vermeli.

Bordo-Mavili taraftarlar son Fenerbahçe maçında da görevlerini eksiksiz yerine getirdiler. Tribünleri hınca hınç doldurarak 90 dakika boyunca takımlarının arkasında durdular. Bir kez daha büyüklüklerini gösterdiler.

Ne yazık ki günün sonunda, büyük umutlarla geldikleri maçtan boynu bükük ayrıldılar. Sahada istenen sonuç alınamadı belki ama bu karşılaşmada üzerine düşeni fazlasıyla yapan tek kesim taraftarlardı.

Alkışı sonuna kadar hak ettiler.

****

BU KADAR GÜVENLİK

ÖNLEMİNE GEREK

VAR MIYDI?

Trabzonspor-Fenerbahçe maçının ardından saha içindeki görüntüler hiç hoş değildi. Maç gayet centilmence geçmişken, saha içinde yoğun güvenlik önlemlerinin alınması şaşkınlık verici boyuttaydı. Elbette, maçlar zaman zaman sıkıntılı geçebilir ve istenmeyen olayların yaşanabileceği ihtimali varsa gerekli önlemler alınmalıdır.

Ancak bu maçta herhangi bir olumsuz durum yaşanmamasına rağmen sahaya bu kadar çok polisin yığılması anlaşılır gibi değildi.

Güvenlik görevlilerinin, özellikle böyle durumlarda daha profesyonel olup şartlara göre hareket etmesi gerekiyor. Aksi takdirde, gereksiz önlemler maç sonrası atmosferi olumsuz etkileyebiliyor.