HEKİMOĞLU GERÇEĞİ!


Bugün dünyanın en önemli firmalarının bağlantı kurduğu bir sanayi kuruluşu..
Almanyasından Fransasına.. Kanadasından İngilteresine..
Oltan Gıda’nın İtalyanlara satıldığını düşünürseniz bugün bu şehirde ihracat noktasında tek kale!
Ama ne yazık ki şehrinde hak ettiği değeri hiçbir zaman göremedi..
Hakkını teslim etmek çok zor oldu!..
Öyle zorluklar yaşadı ki!.
Bir sor bin ah işit misali olur!
‘Ben yatırımımı genişleteceğim’ dedi, kapılar bir türlü açılmadı.
‘Kayalıkları yarıp fabrika yapacağım’ dedi..
Karşısında birilerini buldu..
Dertlerini dinleyen olmadı..
Şaka değil gerçek..
‘Pes etsin’ diye inanılmaz maddi cezalar karşılarına konuldu..
Devlet kurumları tarafından sudan bahanelerle bu şehrin bağrından çıkmış, bu şehirde büyümüş, bütün sermayesini bu şehirde harcamış, bu şehrin evlatlarına ekmek kapısı olmuş, katma değer vergisini bu şehre ödemiş adından övgü ile bahsedilecek bir büyük  yatırımcıya adeta 'ÇİLE' çektirildi bu şehirde!..
Neler çektiler neler!
Anlatsalar roman olur misali..
Ama hiç pes etmediler..
Birçok ilden kendilerine “Gelin bu yatırımı buraya kurun, size istediğiniz gibi bedava arsa” tekliflerine rağmen Trabzon aşkı ile “Ne haliniz varsa görün” diye isyan ederek bu şehri terk etmeyi hiç düşünmediler.
‘Biz Trabzonluyuz’ diyerek binbir zorlukla adeta kayalıkları yararak kendine bir fabrika yeri yarattılar Değirmendere vadisinde.Yaratırken de ruhsat almak için kırk dereden kırk su getirme misali önlerine ne barikatlar kuruldu, ne zorluklar çıkarıldı!
Destek yok, köstek çok oldu!..
Valilere, milletvekillerine, devlet kurumu amirlerine ‘Yapmayın bu şehir için bu yatırım çok ama çok önemli. Trabzon'u bu yatırımdan mahrum bırakmayın’ diye adeta yalvardılar.
Hep engel çıkarıldı..
Bütün zorluklara rağmen hak ve hukuk çerçevesinden ayrılmayarak, devletin bir kuruşuna zarar vermeden adeta tırnakları ile kazıyarak bugün sadece bu şehrin, bu ülkenin değil Avrupa'nın da markası haline gelen bir sanayi kuruluşunu inşa ettiler..
Kim mi onlar;
HEKİMOĞLU DÖKÜM  SANAYİ..
Bu şehrin gurur kaynağı bir kuruluş..

***
Yatırım yapma, istihdam  yaratma uğruna büyük uğraş verirken  çok çileler çektirilen ama bir gün dahi pes etmeyen, Hekimoğlu Döküm Sanayi’ni bu şehre kazandırırken Avrupa'nın da markası yapan, kimsesizlerin kimsesi olmasını bilen baba Celal Hekimoğlu, eli öpülecek bir adam olduğu gibi minnet duyulacak bir büyük değer, bir büyük yatırımcı olarak bu şehrin hiç tartışmasız gurur abidesidir..
Kalbi her zaman Trabzonspor'a hizmet için atan, bu şehrin son yıllarda yetiştirdiği genç ve başarılı bir iş adamı olarak öne çıkan, amatör sporun maddi ve manevi dert babası olan Hekimoğlu Döküm Sanayi Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini başarı ile yürüten ve babasının izinde yürüyen Celil Hekimoğlu'nun bu şehir için büyük bir kazanç, büyük bir değer olduğunun hakkını teslim etmek gerekir.
Çünkü bu şehirde doğup büyüyen,  bu şehir ile ağlayıp gülen, bu şehrin  kendisi olmaya özen gösterirken bütün imkanlarına rağmen medyatik olmaktan kaçınan yükselen bir değer Celil Hekimoğlu!
Açıkçası baba Celal Hekimoğlu'nun Trabzon'a ‘Alın istediğiniz gibi değerlendirin’ diye sunduğu, işlerini emanet ettiği bir yürekli Trabzonlu..
Bir fabrika dahi yapılmayan, 'İstihdam istihdam' diye inleyen bu şehirde yerli malı olarak yüzlerce  aileye, dolaylı olarak binlerce insana ekmek kapısı olmak kolay mı?
Şimdi de Maçka yolunda  yüzlerce insana ekmek kapısı olacak bir büyük yatırıma daha imza atıyorlar.
İyi ki varlar demek, haklarını teslim etmek bu şehir adına görevimiz..
Belirttiğimiz gibi bu şehre bir fabrikanın bile yapılmadığı gerçeğini göze alırsak, dünyaya açılan tek 'yerli malı' Hekimoğlu Döküm Sanayi.
Şöyle bir baktığımızda dünyanın önemli ülkelerine Trabzon'dan TIR’lar kallkıyor. MAN'dan, Volvo'ya, Scania gibi  özellikle  dünya otomotiv sektörüne yaptıkları üretimle bu şehrin dünyaya açılan penceresi olarak bir gurur tablosu oluşturuyor.
En büyük eksikleri ne?
Trabzon'da Trabzonlu oluşlarıdır..
Ahh..
Şehre uzaktan gelen veya yabancı bir yatırımcı olsalardı el üstünde tutulur, önlerine altın tepsi ile 'Gel buraya yap' diye ne bedava arsalar sunulurdu.
Ne yazık ki kaderimiz bu!..
Hiç tartışmasız Trabzon Hekimoğlu'na çok şey borçlu..
Onun büyüyüp gelişmesi demek Trabzon'a daha çok para girmesi, işsizlerin sayısının daha da azalması demek..
Neden böyle bir yazı biliyor musunuz..
Dün gazeteleri okumayanlar olabilir..
Görünce, okuyunca bir Trabzonlu olarak gurur duydum..
Bakın dünyada Almanlar üretimde, sanayide en önde gelen ülkelerin başındadır.
Ama o Almanya'nın Dortmund şehri Leopold-Hoesch Berufskolleg Meslek Yüksek Okulu öğrencileri Trabzon-Dortmund şehirlerinin protokolü çerçevesinde demir döküm sektöründe eğitim almak için Trabzon'a gelerek Hekimoğlu Döküm Sanayi’nde staj görüyorlar.
Ne güzel değil mi?
Gurur duymamak mümkün mü?

***
Hani o Hekimoğlu türküsü var ya!
Ne der o türküde!
“Hekimoğlu derler benim aslıma..
Aynalı martin yaptırdım da narinim kendi neslime..
Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekimoğlu’n sorar isen narinim aslan yürekli..
Hekimoğlu derler yiğit bir uşak..”

***
Evet  sevgili okurlar Hekimoğlu bu şehrin yiğit bir sevdalısı..