HER ŞEYE RAĞMEN VAHİD AMA!..


Yerel basındaki feryatların iyi niyetli olanlarına saygı duymama rağmen radikal değişikliklerin takımı daha da kötü duruma düşürmesinden endişe ediyorum.
Hocamızın antrenman verileri kadar yetenek hesabını da dikkate alarak bir kadro kurmasının Türkiye gerçeği olduğunu kendisine hatırlatmak isterim.
Zira bizim futbolumuz duygusal futbol. Antrenman bir yere kadar. Günün koşulları, oyuncunun istek durumu, bir de mevki hesabından taviz vermeden dizilmek gibi ana unsurları da yabana atmadan yeşil çimlere çıkmak gerekir.
Sahaya takım çıktığında bizim galip gelme olasılığımızın olmadığını sırf tertibe bakarak ben anladım. Nitekim mevkileri alabora olmuş, orta sahada Özer'in sakatlığında ve de Constant yoksa elinde iki kişiden başka seçenek yok. Bunlar Mehmet Ekici ve Soner'dir. 11 tahtasına önce bu iki oyuncu yazılır, sonra diğerleri dizilir.
Sağ bekte iyi oynayan bir Bosingwa merkezde oynayacak oyuncu değil. Kanat oyuncuları bir tarafı gözleyerek oynamaya alıştıklarından merkezde bocalamaları normal. Futbolun bu kadar gerçeğini Vahid Hoca gibi kurt hoca nasıl göremedi orayı çözebilmiş değilim.
Ya takımı tamamen veri üzerinden sahaya sürüyor ya da futbolcuların özelliklerini keşfetmiş değil.
Sahada Cardozo ve Yatabare sağlamsa oynar. Yukarıdaki oyuncularla etti beş. Kaleci zaten belli, Fatih.. Diğer beş oyuncu stoperde Belkalem, Medjani, sol bekte ise İshak tercihi doğru. Önüne koy Waris'i ya da Sefa'yı diğer tarafı emanet et Yusuf'a ve çık sahaya.. Kaybedersen seni kimse yadırgamaz.
Ama takımı bu kadar eksiğine rağmen çorba yaparak sahaya sürdün mü sevgili hocam, futbolcular değil sen kendine ihanet edersin.
Futbolda güç ve dayanıklılık kadar önemlidir doğru 11.. İşte burada zaaf var..