Huriye, Nuriye ve Düriye..
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sanki aynı çatı altında değillermiş gibi davranıyorlar. Oysaki Meclis çatısı altında hergün karşılaşıp kısa metrajlı da olsa hasbihal ediyorlar. İş, topluma siyaset satmaya geldiğinde anında Huriye, Nuriye ve Düriye oluyorlar.
Bilinen bir fıkra ama bu fıkra tam da bu üç liderimizin halipürmelalini anlatıyor..
Huriye, Nuriye ve Düriye 75-80 yaşlarında, çok eski üç arkadaştır. Bir gün Huriye Nuriye'ye telefon eder ve Düriye'ye gitmeye karar verirler ve giderler. Biraz muhabbetten sonra Düriye kahve yapar ve içerler. Biraz sonra Düriye yine "Ay kusura bakmayın unuttum, birer kahve yapayım da içelim" der.
Huriye ve Nuriye bir şey demezler ve içerler. Aradan biraz zaman geçer. Düriye yine "size bir kahve bile yapmadım hemen yapayımda içelim" der ve yapar getirir.
Bizimkilerde yine itiraz yok. Aksama doğru Huriye ve Nuriye kalkarlar, yola düşerler. Yolda bastonları ile yavaş yavaş yürürken aralarında Şu konuşma geçer; Huriye : "Kız Nuriye, gördün mü Düriye'yi!. Ne kadar pinti olmuş. Bize bir kahve bile ikram etmedi"
Nuriye : "Kiizzz Düriye'yi ne zaman gördün?.
Bizim liderlerin, muhabbetleri olur, birbirlerine iyilik yaparlar, Türkiye meselelerini paylaşırlar ama halkın huzurunda yeni duyuyormuş havasında olur hepsi.
Boş yere benzetmiyorum ya!. Huriye, Nuriye ve Düriye'ye..
Ülke bölünmenin eşiğinde diyorlar. Eğer böyle bir sona yaklaşılmışsa muhalefet partilerinin bütün varlıklarıyla kendilerini sokağa atıp olan biteni halkla paylaşmaları gerekmez mi? Yoksa Nuriye ve Düriye gibi halkı da unuttular mı? Şayet duyduklarımız kapımıza dayanmışsa, siz de buna razı değilseniz Ankara'da kahve içme zamanı mı? Şehir şehir, köy köy dolaşma zamanı gelmedi mi?
Millet gerçekleri öğrenmek istiyor. Sadece yolsuzluk meselesine takılıp diğer problemlere Düriye ve Nuriyelik nereye kadar!..
Televizyonlarda bazı illerde valilerin bölücü unsurlarca atanacağını söylüyorlar. Enaniyetisiz Davutoğlu'yla "Siz ne yapıyorsunuz, geriye dönüşü olmayan yola ülkeyi sokamazsınız. Aynı geminin içindeyiz. Biz muhalefet olsak da ülkede beka sorunu varsa yanınızda oluruz. Yeter ki üniter yapı, ülkenin tekliği zeval görmesin" deyip çıkmaz yola girilmişse yardımcı olmak gerekmez mi?
Yani ülkeyi toparlayın, bedbinliği ortadan kaldırın.. Atalarımızın kemiklerini sızlatmayın.
Tekrar ediyorum bırakın Huriye, Nuriye ve Düriyeliği..