İAEDE-İ İTİBAR!
Trabzon Of doğumlu olan, Samsun’da ilköğrenimini bitirip polis koleji, ardından 1978 yılında polis akademisini dönem birincisi olarak bitirdiği için tercihen Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şubeye komiser yardımcısı olarak atanan bir isim Uzunkaya..
1978-1982 yılları arasında buradan komiser rütbesiyle Güneydoğu’ya tayin olan, şark hizmetinin ardından İzmir İstihbarat Şubede, Sarp Sınır Kapısı’nın açılmasıyla Artvin-Hopa İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne atanan, ardından Bursa İl Emniyet Müdüryardımcılığı’na terfi eden Uzunkaya daha sonra 1. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi etmişti.
2003 yılı kararnamesiyle Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü’ne oradan da Emniyet Genel Müdüryardımcılığı’na terfi eden, dik duruşuyla, tarikatlara taviz vermeyen Uzunkaya, İzmir İstihbarat Şube Müdürlüğü sırasında muhbir olarak İrfan Erbarıştıran adlı şahsı kullanarak yakın çalışma arkadaşı Mustafa Gülcü ile birlikte İzmir’de savcı ve hakim karşısına çıkartılıp saatlerce sorgulandıktan sonra serbest bırakılıp önce görevden aldırdılar.(Bu sorgulamayı yapan savcıyı ise bir suç isnat edip bu müdürleri tutuklamadığı içinde görevden aldılar)
Bu iki değerli müdür aylarca yargılandılar. Ayrıca bu duruşmayı izleyen Merkez Emniyet Müdürü Faruk Ünsal’ı da mahkemeyi etkileme suçundan tutuklamaya kalktılar.Ve müdür Ünsal da aynı kararname ile Emniyet Genel Müdüryardımcılığı’na atandı.
Güçlü ve Uzunkaya hakkında mahkeme uyduruk gerekçelerle mahkumiyet cezası vermiş ve cezayı ertelemişti. Ancak Güclü ve Uzunkaya anında temyize gitmişti? Dosya temyizde iken bu iki müdür için yapılan bu iade-i itibar özellikle Başbakan Erdoğan'ın şikayetçi olduğu o yapıya yakın gazete ve TV’lerde sözüm ona yorumcularca eleştiriliyor. Bu sözüm ona yapı döneminde adeta Trabzon cinayetler şehri olurken, önlem almayan, eski emniyet müdürünün teftiş kurulu başkanlığından alınmasını da eleştiriyorlar!
Yapmayın ya!.
İnsanı çileden çıkarmayın!
Aptal değiliz!. Biz bu şehrin adamlarıyız!..
Bu şehrin o dönemlerde neler yaşadığını iyi biliriz! Hatırlatalım!
O dönemde polis müdürlerinin özel güvenlik kursları açtığını, nataşa kitapları yazıp otellerde imza günleri düzenlediğini, KTÜ’de görevli iki prof’tan birinin Boztepe’de evladıyla birlikte, bir diğerinin çarşı içinde öldürüldüğünü, TAYAD' lıların linç edildiğini, Papaz Santaro cinayeti, Trabzonsporlu futbolcular Fatih Tekke ve Gökdeniz Karadeniz’in ev ve işyerlerinin kurşunlandığını, balıkçılar, kumcular mafyasının kurulduğunu, Trabzon'daki bu cinayetleri organize suçlar daire başkanı Hanefi Avcı'nın ekibinin gelip, çözdüğü, bu şehirde içişleri eski bakanı Abdulkadir Aksu'nun 3 ayda bir asayiş toplantısı yaptığını, kendini basın mensubu sayan bir zavallının 'hop tek' oyununu serseri oyunu olarak tanımladığını, ‘Ordu Trabzon'a müdahale etsin' denildiğini hiç mi hiç hatırlamıyorlar!
Merak ediyorum hiç mi?
Bu şehrin üzerine kara bulutlar nasıl çökertildiğini, bu şehrin kumpaslarla, tezgahlarla nasıl önü kesildiğini aklı selim düşünenlerden bilmeyen var mı?
O nedenle Celal Uzunkaya ve Mustafa Gülcü’ye iade'i itibarları yerinde bir karar olmuştur.