İHSANI ALLAH NASİP EDER!
Böyle bir babanın oğlu olmak kitapların içinde doğmak anlamına gelir doğal olarak. Kadim vatan toprağımız Mısır'da Hıdiviye Lisesi'nden mezun olduktan sonra Ayn Şems Üniversitesi Fen Fakültesi'nde yükseköğrenim gördü. Öğrenciliği sırasında Kahire Milli Kütüphanesi'nde Türkçe yazma ve basma kitapların kataloglamasında çalıştı. Yüksek lisansı sırasında El Ezher Üniversitesi'nde asistanlık ve Ayn Şems Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı okutmanlığı yaptı.
Bilim tarihi çalışmalarının yanı sıra Hamid, Tevfik Fikret, Mehmet Akif, Yahya Kemal, Necip Fazıl ve Nazım Hikmet gibi şairlerin eserlerini Arapça’ya çevirerek Türk kültürünü Araplar’a tanıtmaya çalıştı; Türk yazarlarından hikayeler içeren bir antoloji hazırladı. Bu çevirilerde asla siyasi bir tarzı takip etmediğini yukarıdaki eserlerden anlayan anlar.
Hepiniz daha ismini yazmadan kim bu çalışkan adam diye anladınız. Bu mümtaz insan Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'dur.
İhsanoğlu Ankara Üniversitesi’nde yüksek lisans, İngiltere'de Exeter Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını tamamladı. 1980 yılında İslam İşbirliği Örgütü'nün tavsiyesi ile İstanbul'da kurulan İslam Tarihi ve Kültür Araştırma Merkezi'nin başkanlığına getirildi. Bu görevi 25 yıl sürdürdü. IRCIA bünyesinde Türk ve İslam kültürü konusunda büyük bir ihtisas kütüphanesi ve arşivi kurulmasına öncülük etti.
1984'te İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’ne girererek profesör oldu. Bu üniversitede Bilim Tarihi Anabilim Dalı’nı kurdu. Üniversite ve IRCICA’daki görevlerinin yanı sıra Türk Bilim Tarihi Kurumu'nun başkanlığı ve İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü görevlerinde bulundu.
Kısaca dünyaya açık, Arap dünyasını iyi bilen, Türk kültürünü hayatına teşmil etmiş böyle değerli bir bilim insanının Türkiye'nin önüne geçmesi gergin sinirlerin yatışmasına, her şeyin zeminine oturmasına büyük katkı sağlayabilir.
Türk kültürünü Araplara tanıtma cümlesi kullanıldığında Türk'ün gelmiş geçmiş en büyük Türkçüsü Kaşgarlı Mahmud'u ve onun muhteşem eseri Divan-ı Lugati't Türk'ü hatırlamadan nasıl ederim. Çünkü o da yazdığı eserle Araplara Türk dilini tanıtmak istemişti. Hatta kitabının önsözünde yer alan "Türk dilini öğreniniz çünkü onların uzun sürecek saltanatları olacaktır." hadisini paylaşması bugün için önemli çağrışımlar yapmaktadır.
Ben de Allah’ın ihsanı bereketi üzerinize olsun diyorum.