İLK MAÇ BÜYÜK HEYECAN

Trabzonspor, Süper Lig’de yeni sezona bugün İstanbul deplasmanında Kasımpaşa karşısında “merhaba” diyor.

Yeni sezon, yeni umutlar ve elbette yine büyük beklentiler…

Bordo-Mavili camianın bu sezonki heyecanı ise bambaşka.

Özellikle Muhammed Salah transferiyle adından söz ettiren Trabzonspor, yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa futbol kamuoyunda da dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Şimdi sıra sahada konuşmaya geldi.

Kasımpaşa karşılaşmasına gelecek olursak…

İlk maçlar her zaman zordur.

Takımlar henüz tam anlamıyla oturmamış olabilir, yeni transferlerin uyum süreci devam edebilir. Üstelik Trabzonspor’un karşılaşmayı deplasmanda oynayacak olması da Bordo-Mavili ekip açısından önemli bir dezavantaj.

Ancak tüm bunlara rağmen Trabzonspor, kadro kalitesi ve sahip olduğu yıldızlarla Kasımpaşa karşısında maçın doğal favorisi konumunda.

Açıkçası beklentimiz de Trabzonspor’un sahadan 3 puanla ayrılması yönünde.

Fakat futbolda forma, isim ve yıldızlar tek başına yetmez.

Trabzonspor’un bugün sahaya yüreğini koyması gerekiyor. Çünkü rakip kim olursa olsun, mücadele etmeden, savaşmadan, kazanma arzusunu göstermeden 3 puana ulaşmak mümkün değil.

Hele ki söz konusu Trabzonspor olduğunda…

Çünkü herkes biliyor ki Trabzonspor’a karşı oynamak, rakipler için sıradan bir maç değil. Bordo-Mavili formanın karşısına çıkan her takım, ekstra motive oluyor.

Her futbolcu o gün hayatının maçını oynamak istiyor.

İşte Trabzonspor da bunun bilinciyle sahaya çıkmalı.

Bugün İstanbul’da yalnızca bir maç oynanmayacak.

Yeni sezonun ilk heyecanı, ilk mücadelesi, ilk sınavı yaşanacak.

Tribünde, ekran başında, yüreğinde Trabzonspor sevdası taşıyan milyonlarca insanın gözü bu karşılaşmada olacak.

Bizim beklentimiz net.

Trabzonspor sahaya çıkacak, formasının hakkını verecek ve 90 dakika boyunca savaşacak. Çünkü bu takımın taraftarı mücadele görmek ister.

Pes etmeyen, son düdüğe kadar savaşan, formasını terleten futbolcular görmek ister.

Ve inanıyorum ki Kasımpaşa karşısında alınacak güzel bir galibiyet, sadece haneye yazılacak 3 puan olmayacak.

Aynı zamanda gelecek haftalar öncesinde Trabzonspor’a büyük bir moral, camiaya ise daha büyük bir inanç kazandıracak.

Yeni sezon başlıyor.

Yeni umutlar başlıyor.

Ve biz yine aynı duyguyla, aynı heyecanla, aynı sevdayla Trabzonspor’un arkasındayız.

Haydi Trabzonspor!

İlk düdük çalsın, mücadele başlasın.

Bugün İstanbul’da Bordo-Mavi yürekler kazansın!

…………………..

BU SAKATLIKLAR CAN SIKTI

Trabzonspor daha yeni sezonun ilk düdüğünü duymadan iki önemli oyuncusunu sakatlığa kurban verdi.

Önce Tim Jabol-Folcarelli, şimdi de Ernest Muçi…

Daha lig başlamadan gelen bu iki sakatlık haberi, açıkçası canımızı fazlasıyla sıktı. Çünkü sezon başlamadan yaşanan bu tablo, insanın ister istemez aklına kötü senaryolar getiriyor. “Daha yolun başındayız, acaba ilerleyen haftalarda neler yaşayacağız?” diye düşünmeden edemiyoruz.

Futbolun içinde sakatlık elbette var.

Hiçbir takım bundan tamamen kaçamıyor.

Ancak Trabzonspor gibi aynı anda hem ligde hem de Avrupa’da mücadele edecek bir takım için iki önemli oyuncunun daha sezon başlamadan sakatlık yaşaması ciddi bir kayıp. Hele ki yeni bir sezonun heyecanı içindeyken…

Taraftar yeni transferleri, yeni hedefleri, yeni zaferleri konuşmak isterken bir anda sakatlık haberleriyle sarsılıyor.

İnsan ister istemez üzülüyor.

Çünkü o Bordo-Mavili formayı giyecek, sahaya çıkacak, takımına katkı sağlayacak futbolcuları izlemek için gün sayıyoruz.

Şimdi ise hem Folcarelli’den hem de Muçi’den gelecek güzel haberi bekleyeceğiz.

Trabzonspor’un önünde uzun ve zorlu bir sezon var.

Süper Lig, Avrupa maçları, yoğun fikstür…

Bu süreçte kadronun mümkün olduğunca sağlıklı kalması büyük önem taşıyor.

İki önemli oyuncunun ilk haftalarda hem ligde hem de Avrupa’da takımlarını yalnız bırakacak olması, Bordo-Mavili ekip açısından ciddi bir dezavantaj.

İşte tam da bu nedenle bundan sonra çok daha dikkatli olunmalı.

Yeni sakatlıkların önüne geçebilmek adına gereken bütün tedbirler alınmalı. Oyuncuların fiziksel durumlarından antrenman programlarına, saha şartlarından dinlenme süreçlerine kadar her detay en ince ayrıntısına kadar değerlendirilmeli.

Çünkü Trabzonspor’un kaybedecek zamanı yok.

Bu sezon hedefler büyük.

Taraftarın beklentisi büyük.

Camianın yıllardır özlediği başarıya ulaşabilmesi için güçlü ve geniş bir kadroya ihtiyaç var. Her sakatlık ise sadece bir futbolcunun eksilmesi anlamına gelmiyor; aynı zamanda takımın planlarını da doğrudan etkiliyor.

Biz Trabzonspor’un bu sezon her kulvarda sonuna kadar savaşmasını istiyoruz. Bunun için de futbolcularımızı sahada, taraftarımızı tribünde ve camiamızı dimdik görmek istiyoruz. Daha sezon başlamadan gelen bu sakatlıklar elbette moralimizi bozdu. Ama şimdi yapılması gereken karalar bağlamak değil, tedbirleri artırmak.

Çünkü biz biliyoruz ki Trabzonspor düştüğü yerden kalkmasını da, eksiklerine rağmen savaşmasını da bilir.

Yeter ki Bordo-Mavili forma için mücadele eden herkes aynı inançla sahaya çıksın.

Geçmiş olsun Folcarelli, geçmiş olsun Muçi…

Bir an önce takıma dönün.

……………..

TRABZONSPOR GİBİ OYNA

Geçtiğimiz sezon sonuçlar açısından başarılı bir Trabzonspor izledik.

Alınan puanlar, kazanılan maçlar ve ortaya konulan mücadele elbette bizleri mutlu etti. Ancak doğrusu şu ki, sonuçlar kadar sahada oynanan futboldan her zaman aynı keyfi alamadık.

Şimdi ise yeni bir sezonun eşiğindeyiz.

Ve bu kez beklentimiz çok daha farklı…

Biz artık sadece kazanan bir Trabzonspor değil, izlerken heyecanlandığımız, gurur duyduğumuz ve “İşte Trabzonspor bu!” diyebildiğimiz bir takım görmek istiyoruz.

Skor tabelasına baktığımızda yüzümüz gülsün, sahadaki futbolu izlerken de yüreğimiz kabarsın istiyoruz. Çünkü Trabzonspor taraftarı sadece 3 puan istemez. Trabzonspor taraftarı sahada mücadele görmek ister, karakter görmek ister, futbol görmek ister. Bordo-Mavili formanın ağırlığını taşıyan futbolcuların son düdüğe kadar savaşmasını, rakibin üzerine cesaretle gitmesini ve sahadan başı dik ayrılmasını ister. Bu sezon elimizde çok daha güçlü bir kadro var.

Yapılan önemli takviyelerle birlikte teknik direktör Fatih Tekke’nin eli de ciddi anlamda güçlendi. Fatih Tekke’ye olan inancımız ise tam.

Onun Trabzonspor’u ne kadar iyi tanıdığını, bu formanın ne anlama geldiğini ve bu camianın neler beklediğini çok iyi biliyoruz.

Elindeki malzemeyi en iyi şekilde değerlendireceğinden, oyuncularından maksimum verimi alacağından ve takımını her geçen hafta daha da ileriye taşıyacağından en ufak bir şüphemiz yok.

Bizim hayalimiz çok net.

Sahaya çıktığında rakibine korku veren, mücadeleden kaçmayan, futboluyla taraftarını ayağa kaldıran bir Trabzonspor…

Öyle bir Trabzonspor ki önüne hangi engel çıkarsa çıksın geri adım atmasın. Zorlandığında pes etmesin.

Kötü oynadığında ayağa kalkmasını bilsin.

Kaybettiğinde bile formasını terletmenin gururunu yaşatsın.

Ve en önemlisi…

Trabzonspor, Trabzonspor gibi oynasın.

Fatih Tekke yönetiminde önüne çıkan engelleri birer birer aşan, futboluyla umut veren, mücadele gücüyle taraftarını arkasına alan bir Trabzonspor izlemek istiyoruz.

Skorlar elbette önemli.

Ama bu kez skorların yanında futbol da bizi mutlu etsin.

Haydi Trabzonspor…

Bu sezon hem kazan, hem oynadığın futbolla yüreğimizi fethet!

………………

MENDY BIKTIRDI

Trabzonspor tarihinde birçok oyuncu transfer edildi.

Kimisi oldukça başarılı oldu, kimisi de başarısız olarak Bordo-Mavili ekipten ayrıldı. Ancak Trabzonspor’da bir oyuncu var ki kendisine ne demeli bilemiyoruz.

Kimden bahsediyoruz?

Batista Mendy…

Bordo-Mavili ekibe sanki zorla getirilmiş gibi.

Parayı alırken hiç sesi soluğu çıkmıyor ancak buna karşın isteksiz tavırlarıyla gerçekten herkesi deli ediyor.

Bu oyuncuyla bir an önce yollar ayrılsa da biz de kurtulsak, o da rahat etse.

Trabzonspor tarihinin gelmiş geçmiş en büyük hayal kırıklıklarından biri.

…………

YILDIRIM HEP SAHNEDE

Samsunspor’un öyle bir başkanı var ki kendisiyle ilgili ne söyleyeceğimi gerçekten bilemiyorum. Başkan Yüksel Yıldırım, yaptığı açıklamalarla futbol kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor.

Neredeyse tartışmadığı, polemiğe girmediği kimse kalmadı.

Kendi kulübünü daha iyi şartlara taşımak yerine sürekli başkalarıyla uğraşması ise gerçekten düşündürücü.

Hele ki söz konusu Trabzonspor olduğunda, işin rengi daha da değişiyor. Yaptığı açıklamalardan Bordo-Mavili camiaya karşı bir rahatsızlık duyduğu açıkça görülüyor.

Ama insan sormadan da edemiyor.

Bu Yıldırım’a bir kişi çıkıp haddini bildirmeyecek mi?

Özellikle Trabzonspor’u ağzına alırken iki değil, üç kez düşünmeli.

Çünkü Trabzonspor öyle sıradan bir kulüp değil.

Milyonlarca taraftarı ve Anadolu futbolunda bıraktığı iz ortada.

Şunu da herkes çok iyi bilmeli.

Trabzonspor, Samsunspor’un rakibi değildir.

Trabzonspor’un hedefleri, tarihi ve büyüklüğü çok farklıdır.

Bu nedenle Trabzonspor üzerinden gündem oluşturmaya çalışmak kimseye bir şey kazandırmaz. Biz Trabzonsporlular olarak böyle sözlere alışığız.

Yıllardır nice isimler geldi, Trabzonspor’a dil uzattı, sonra hepsi unutuldu.

Ama Trabzonspor kaldı.

Çünkü Trabzonspor sadece bir futbol takımı değil; bir şehrin gururu, bir sevdanın adı, nesilden nesile aktarılan büyük bir tutkudur.

O yüzden kimse boşuna heveslenmesin.

Trabzonspor bir şey kaybetmez.

Bordo-Mavili camia, dün olduğu gibi bugün de kendi yolunda yürümeye devam eder.

Trabzonspor ile uğraşanların akıbeti ise zaten yıllardır ortada.

Bu büyük camianın karşısında herkes önce kendi haddini bilmeli.