İNSAN OLMAK VE İNSAN KALABİLMEK


Al birini vur ötekine misalidir bu!..
Her geçen gün yozlaşan bir dünya evinde olduğumuz gerçeği ortadadır..
Bir düşünün ulus olarak yaşanan felaketlerde bile tek yumruk olamayan bir ülke varsa, bilin ki o ülkenin bütün benliğinin paramparça olduğu gerçeği ortaya çıkar!
Bu, bu ülkede insanlığın bitmeye başladığının işaretidir.
O nedenle insan olmak ve insan kalabilmek çok ama çok önemlidir..
Sorumluluğu çok ama çok fazladır..
Hem çok kolaydır hem de çok zor!..
Bu yönde Çetin Yılmaz’ın çok güzel analizleri vardır..
Der ki;
“Her canlı doğar, büyür, gelişir, ürer ve sonuçta ölür. İnsanlar yaşamı boyunca hayatı nasıl algılarlar? Onlar için yaşam nedir? Yaşadığı hayatın içini nasıl doldururlar? Kısacası yaşamak nedir?
Yaşamak nedir?
Yaşamak; yemek, içmek, nefes alıp vermek, uyumak, ya da cinsellikten mi ibarettir?
Doğarken insan olarak doğman, insan olmak için yeterli midir? Okumak, en iyi kariyer sahibi olmak, başbakan, cumhurbaşkanı olmak insan olmak için yeterli midir?
Her insan yaşamında bir tipi örnek alır, onu model seçer. Ya da hayranlık duyduğu insan tipleri vardır. Fakat belli bir olgunluğa gelince o tipler artık onu tatmin etmez.
Çünkü kendisi insan olmaya çalışmışsa onların insan olamadığını ve kalamadığını görür.
İnsan ilk önce farkındalıkla insan olmaya başlar. Bu kavram yaşamın pek çok alanında hayati önem taşır. Öncelikle insanın kendi gerçeklerinin farkında olması gerekmektedir. İnsan önce kendi değerinin, yapabileceklerinin ve sahip olduklarının ne kadar değerli olduğunun farkında olmalıdır. Daha sonra ise yaşadığı çevrenin, ait olduğu ailenin ve yaşadığı ülkenin gerçeklerinin farkında olmalıdır.
Kendi gerçeklerini net bir biçimde görmeli, kendi gerçeklerinin farkında olmalıdır ki, boş hayaller peşinde koşarken aslında sahip olduğu en değerli özelliğini yani insanlığını kaybetmemelidir.
Neden, nasıl, niçin sorularının ayırdına varmalıdır. Kendine empoze edilen dayatma öğretilerin ne kadar doğru olup olmadığını sorgulamalıdır.
Düşünmelidir, insan sorgulamalıdır, araştırmalıdır. Sorular sormalı ve yanıtları bulmak için her kaynağı incelemelidir. Ne yazık ki sorgulamadan, düşünmeden insan doğmuş olmak bizleri insan yapmıyor. Çevremizde insan doğmuş olan ama ne yazık ki insanlıktan nasibini almamış binlerce insan vardır.
Peki insan nasıl olunur? Çok zor şey midir insan olmak?
Günümüz koşullarında insan olmak ve insan kalabilmek en zor şeydir. Dürüstlüğün, onurun, şerefin prim yapmadığı, her şeyin kokuşmuş bir çark üzerinde döndüğü bir düzende insan olmak da, insan kalmak da çok zordur. İnsan zekasını kolaya yoran bir canlıdır. Hep kolayı seçmeyi tecih eder, hep güçlünün yanında yer almayı düşünür. Ve böylece farkında olmadan insanlığından bir parça kaybeder.
Doğru beslenmek, doğru düşünmenin de yolunu açar. Her gün soğan ekmekle, makarnayla doyan bir insandan doğru düşünme beklenemez. İnsan bedeninin olduğu kadar, ruhunun da beslenmeye ihtiyacı vardır. İnsan ruhunu hırsla, öfkeyle, nefretle, acı ile beslerse geriye kalan sadece et, kan, sinir ve insansı fizyolojik yapısıdır.
Acıma duygusunu kaybetmiş, vicdandan yoksun, bencil, çıkar odaklı, nefretle dolu, öfkeli, riyakar sadece cebini düşünen, bu yönde insanları köle gibi gören bir varlığı insan diye kabul edemeyiz. İnsan, ruhunu sevgi ile ne kadar beslerse, affetmeyi, unutmayı, kaybetmek yerine kazanmayı öğrenirse, işte o oranda insan olur ve insan olma onurunu da hak ederek taşır.
İnsan olmak bir onurdur. İnsan bedeni ve onuru her şeyden değerlidir. Bunun farkında olan insan hem kendi onuruna ve bedenine sahip çıkacak, hem de diğer insanların onurunu ve bedenini kirletmeyecektir.
İnsan olmak empati yapabilmektir. Kendine yapılmasını istemedediğin şeyleri başkasına asla yapmayacaksın.
Son olarak, maskesiz, doğal, açık, net, şeffaf, dürüst, kalbi örümcek ağlarıyla kaplanmamış, sevgi dolu, vicdan sahibi, hümanist insanların yaşamımızda hep var olmasını diliyorum. İnsan olalım, insan kalalım..”
İşte Soma’da yaşananlar insanlığın gereğinin yapılmaması sonucudur..
Ne olmuşsa yine masum insanlara olmuştur.
Yine ateş düştüğü yeri yakmıştır..
İnsanlık ölmüştür..